>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüi̇k

NEWSTURK - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye'nin en pahalı bölgesi İstanbul, en ucuzu Mardin-Siirt hattı oldu Haber

Türkiye'nin en pahalı bölgesi İstanbul, en ucuzu Mardin-Siirt hattı oldu

TÜİK'in 2024 yılına ait Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi verileri, İstanbul'un genel Türkiye ortalamasının yüzde 12,6 üzerinde bir fiyat dijitaline sahip olarak en pahalı bölge olduğunu gösterirken, en ucuz bölge ise Mardin-Batman-Şırnak-Siirt'i içeren TRC3 bölgesi olarak belirlendi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2024 yılı Bölgesel Satınalma Gücü Paritesi sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Bu çalışma, Türkiye genelinde tek bir mal ve hizmet sepeti baz alınarak hesaplanan fiyat düzeyi endeksleriyle bölgeler arasındaki satın alma gücü farklarını gözler önüne serdi. Türkiye'de yaşam maliyetleri, bölgelere bağlı olarak önemli ölçüde değişiklik göstermekte. İBBS 2. Düzey referans alınarak hazırlanan verilere göre, fiyat düzeyi endeksi 112,6 olan TR10 (İstanbul) Türkiye'nin en yüksek maliyetli bölgesi olma unvanını taşıyor. TRC3 (Mardin, Batman, Şırnak, Siirt) ise 91,5 endeks değeri ile en düşük maliyetli bölge olarak belirlendi. İstanbul'un, Türkiye ortalamasına kıyasla yüzde 12,6 oranında daha pahalı, TRC3 ise yüzde 8,5 daha ucuz konumda olduğu aktarıldı. GIDA VE GİYİMDE BALIKESİR–ÇANAKKALE BAŞI ÇEKİYOR Gıda ve alkolsüz içecekler ile giyim ve ayakkabı harcamalarında en yüksek fiyat seviyeleri TR22 (Balıkesir, Çanakkale) bölgesinde tespit edildi. Gıda grubunda en düşük fiyatlar TRC3'te, giyim ve ayakkabıda ise TRA2 (Ağrı, Kars, Iğdır, Ardahan) bölgesinde kaydedildi. KONUT, EĞİTİM VE SAĞLIKTA İSTANBUL İLK SIRADA Konut harcamalarında 147,3 endeks değeri ile İstanbul yine en yüksek maliyetli bölge oldu. Benzer şekilde eğitim (138,8), sağlık (136,8), ulaştırma ve diğer mal ve hizmet gruplarında da en yüksek fiyat seviyeleri İstanbul için kaydedildi. Bu gruplarda en düşük fiyatlar ağırlıklı olarak TRA2 ve TRC3 bölgelerinde yer aldı. Lokanta ve oteller ana harcama grubunda en maliyetli bölge TR31 (İzmir) olurken, en düşük fiyatlar ise TRA2 bölgesinde saptandı. Diğer harcama kategorilerinde sınırlı düzeyde farklılıklar gözlemlendi. Alkollü içecekler ve tütün grubunda bölgeler arası fiyat farklılıklarının son derece sınırlı olduğu belirtilirken, haberleşme grubunda fiyatların genel seyri sabit kaldığı için önemli bir bölgesel ayrım oluşmadı. Eğlence ve kültür kategorisinde ise en pahalı bölge TR42 (Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu, Yalova) olarak belirlendi.

DİSK Güney Marmara'dan Bursa'da kitlesel açıklama Haber

DİSK Güney Marmara'dan Bursa'da kitlesel açıklama

DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın, Türkiye’de ücretlerin enflasyona yenik düştüğünü ifade ederek, 21–23 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek yürüyüşe tüm çalışanları, emekçileri ve emeklileri davet ederek destek olunması çağrısında bulundu. BURSA (İGFA) - DİSK Güney Marmara Bölge Temsilciliği, vergide ve gelirde adalet arayışı ve daha insanca yaşayabilecek bir asgari ücret kampanyası çerçevesinde Bursa Kent Meydanı'nda geniş katılımlı bir basın açıklaması düzenledi. DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi ve Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın, yaptığı basın açıklamasında, Türkiye’de yükselen hayat pahalılığı ve enflasyon karşısında çalışanların satın alma gücünün düşmekte olduğunu vurguladı. Aydın, “Ücret artışları, TÜİK’in açıkladığı resmi enflasyon oranlarının dahi gerisinde kalmakta. Bugün ülkemizin en büyük meselesi kaynakların adil paylaşımıdır; mevcut düzen varlıklıyı daha da zenginleştirirken, yoksulu daha da fakirleştiriyor” dedi. Aydın, asgari ücretin özellikle açlık sınırının çok altında olduğunu belirterek, açlık sınırının 30 bin liraya dayandığını ve yoksulluk sınırının 90 bin liranın üzerine çıktığını söyledi ve asgari ücretin yalnızca 22 bin 104 lira olduğunu vurgulayarak, "Asgari ücretin 11 aylık kaybı 6 bin 574 liraya ulaştı. Bugün, bir ailenin anne, baba ve iki çocuk çalışsa dahi elde edilen gelir yoksulluk sınırının altında kalıyor” ifadelerini kullandı. Ücretlerin düşmesi yanında, vergi adaletsizliğine de dikkat çeken Gökhan Aydın, “Enflasyon ve kesintilerin işçiler üzerindeki toplam yükü 2 trilyon TL’yi buldu. Gelir adaletsizliği, vergi adaletsizliği, ülkedeki adaletsizlik hepimizi etkiliyor” diye ekledi. Aydın, taleplerini şu şekilde sıraladı: Asgari ücret resmi enflasyonun sınırları içinde kalmamalıdır; işçinin ailesiyle birlikte geçinebileceği bir ücret olmalıdır. En düşük emekli maaşı asgari ücret seviyesine çıkartılmalı, tüm emekli maaşları bu oranda artırılmalıdır. Az kazananın az, çok kazananın çok vergi verdiği adil bir vergi sistemi kurulmalıdır. Sendikalaşma, toplu sözleşme ve grev hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Öte yandan, basın açıklamasında DİSK'in bu talepler doğrultusunda 21 Aralık’ta İstanbul’dan başlayıp 23 Aralık’ta Ankara’da tamamlanacak yürüyüşü için tüm çalışanlar ve emekçileri destek olmaya davet ederek, broşürler dağıtıldı.

Ankara'da konut satışları ilk kez azalma gösterdi Haber

Ankara'da konut satışları ilk kez azalma gösterdi

TÜİK Ankara Bölge Müdürlüğü'nden elde edilen verilere göre, Ankara’da Ekim ayında 14 bin 681 konut el değiştirdi. Konut satışlarının yüzde 1,58 oranında düştüğü başkentte, ilçelere göre dağılım ve analizler şu şekilde gerçekleşti. ANKARA (İGFA) - Ülke genelinde konut satışları Ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 oranında azalarak 164 bin 306 olurken, Ankara’da toplamda 14 bin 681 konut satıldı. Bu veriler doğrultusunda Ankara’da konut satışları ilk kez düşüş trendine girdi. Ankara’da ipotekli ve ilk elden 624 konut satışı yapılırken, ipotekli ve ikinci elde 2 bin 212 konut satıldı. TÜİK verilerini değerlendiren sektör temsilcileri, 2025 yılının tüm aylarında konut piyasasının canlı ve istekli bir seyir izlerken, Ekim ayında ise düşüş eğilimi gözlemlendiğini belirterek, yeni konut satışlarında durgunluğun sürdüğünü, ikinci el konut satışlarının ise hareketliliğini koruduğunu ifade etti. İnşaat firmalarının satışa sunduğu konutların liste fiyatları ile benzer özellikteki ikinci el konutların satıldığı fiyatlar arasında belirgin farklılıklar mevcut. İnşaat firmaları maliyetleri gerekçe göstererek fiyatlarını yüksek tutarken, birden fazla konuta sahip mülk sahipleri gelen teklifleri değerlendirerek, daha cazip hale gelen ikinci el konut piyasasını oluşturdu. Buna göre Ankara'da Ekim ayında ilçelere göre konut satış sayıları şu şekilde gerçekleşti: Akyurt: 264 Altındağ: 1.189 Ayaş: 20 Beypazarı: 107 Elmadağ: 76 Etimesgut: 1.142 Gölbaşı: 574 Güdül: 35 Haymana: 29 Kahramankazan: 162 Kalecik: 27 Keçiören: 1.863 Kızılcahamam: 103 Mamak: 1.828 Polatlı: 413 Pursaklar: 421 Sincan: 2.229 Yenimahalle: 1.438 Çankaya: 2.135 Çubuk: 534 Şereflikoçhisar: 62

En fazla konut satışı İstanbul'da... Yabancıya satışlarda ise Antalya zirvede Haber

En fazla konut satışı İstanbul'da... Yabancıya satışlarda ise Antalya zirvede

TÜİK'in sağladığı verilere göre, Türkiye genelinde konut satışları Ekim ayında geçen yılın aynı dönemine nazaran yüzde 0,5 oranında düşüşle 164 bin 306 olarak belirlendi. En yüksek satış rakamları İstanbul'da kaydedilirken, en düşük satışlar Ardahan'da gerçekleşti. Yabancılara en fazla konut satışı ise 729 ile Antalya, 725 ile İstanbul ve 192 ile Mersin'de yapıldı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2025 dönemine ait konut satış istatistiklerini duyurdu. Açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde geçen yılın aynı ayına kıyasla konut satışları yüzde 0,5 gerileyerek 164 bin 306 adede ulaştı. Ekim ayında, İstanbul 26 bin 305 konut satışı ile başı çekerken, Ankara'da 14 bin 681 ve İzmir'de 8 bin 678 konut satıldı. En düşük satış performansı 86 konutla Ardahan'da, ardından 135 konutla Bayburt ve 143 konutla Tunceli'de gözlemlendi. Yılın ilk 10 ayında (Ocak–Ekim) konut satışları, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,2'lik bir artışla 1 milyon 293 bin 33 seviyesine ulaştı. İPOTEKLİ SATIŞLARDA %11,5 ARTIŞ Ekim ayında ipotekli (kredili) konut satışları, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,5'lik bir artışla 23 bin 527 oldu. Toplam satışlar içinde ipotekli satışların payı yüzde 14,3 olarak gerçekleşti. Ocak–Ekim dönemi boyunca ise ipotekli satışlar yüzde 64 artarak 186 bin 20'ye çıktı. Bu satışların 5 bin 919'u Ekim ayında, 44 bin 490'ı ise yılın ilk 10 ayında ilk el konut olarak gerçekleşti. DİĞER SATIŞ TÜRLERİ YÜZDE 2,3 AZALDI Ekim ayında, diğer satış türleri kapsamında ise 140 bin 779 konut el değiştirdi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,3'lük bir düşüşe işaret etti. Diğer satışların toplam içindeki payı yüzde 85,7 olarak belirlendi. Türkiye genelinde ilk el konut satışları Ekim ayında yüzde 4,9 düşüşle 54 bin 866 oldu, toplam satışlar içindeki payı yüzde 33,4 olarak belirtilirken, ikinci el satışlar yüzde 1,8 artışla 109 bin 440’a çıkarak toplam satışların yüzde 66,6’sını teşkil etti. Ocak–Ekim dönemi için ilk el satışlar yüzde 10,9 artarak 397 bin 507’ye, ikinci el satışlar ise yüzde 18,8 artarak 895 bin 526’ya ulaştı. YABANCILARA KONUT SATIŞI %0,8 AZALDI Bu arada, yabancılara yönelik konut satışları Ekim ayında, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,8 oranında azalarak 2 bin 106 olarak kaydedildi. Bu satışlar, toplam satışların yüzde 1,3'ünü oluşturdu. Yabancıya yapılan konut satışında Antalya 729, İstanbul 725 ve Mersin 192 satışla öne çıktı. Ülke uyruklarına göre ise 315 konut ile Rusya Federasyonu vatandaşları lider olurken, onları 191 konutla Almanya ve 172 konutla İran takip etti. Ocak–Ekim döneminde yabancılara yapılan konut satışı, geçen yıla göre yüzde 11,3 düşüşle 17 bin 50 olarak gerçekleşti.

Beyin göçü durmadı! Her 50 üniversite mezunundan biri yurt dışında! Haber

Beyin göçü durmadı! Her 50 üniversite mezunundan biri yurt dışında!

TÜİK'in yayımladığı verilere göre, 2024 yılında üniversite mezunlarının beyin göçü oranı %2,0 olarak sabit kaldı. Beyin göçünün en yoğun yaşandığı alan bilişim ve iletişim teknolojileri oldu. Yurt dışında Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya en çok tercih edilen ülkeler arasında yer aldı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2024'te yükseköğrenim mezunlarının beyin göçü oranı %2,0 ile bir önceki yıl ile aynı seviyede kaldı. Kadın mezunların oranı %1,6 iken, erkeklerde bu oran %2,4 olarak ölçüldü. Vakıf üniversitesi mezunlarının beyin göçü oranı 2024 yılında %4,3, devlet üniversitesi mezunlarının ise %1,7 olarak açıklandı. Tam burslu vakıf üniversitesi mezunlarında bu oran %8,3, kısmi burslu mezunlarda %3,7, ücretli okuyanlarda ise %3,6 seviyesinde gerçekleşti. EN YÜKSEK BEYİN GÖÇÜ BİLİŞİM ALANINDA Farklı eğitim alanlarında incelendiğinde, bilişim ve iletişim teknolojileri mezunları %6,7 oranıyla en fazla yurtdışına göç edenler arasında yer aldı. Bunu, mühendislik, imalat ve inşaat (%4,4) ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik (%2,7) izledi. MOLEKÜLER BİYOLOJİ VE GENETİK ZİRVEDE Programlar arasında en yüksek beyin göçüne sahip lisans dalı moleküler biyoloji ve genetik oldu. Ardından işletme mühendisliği (%10,8), elektronik mühendisliği (%9,6), matematik mühendisliği (%9,5) ve biyomühendislik (%9,4) geldi. Öğrenim dili bazında bakıldığında, Fransızca eğitimi alan mezunların beyin göçü oranı %9,9 ile en yüksekti. Onları, İngilizce (%6,2), Almanca (%5,9) ve Rusça (%4,7) eğitim alan mezunlar takip etti. EN ÇOK TERCİH EDİLEN ÜLKE: ABD Yurt dışına göç eden mezunların en fazla tercih ettiği ülke %19,6 oranıyla ABD oldu. ABD'yi, Almanya (%19,4), Birleşik Krallık (%11,3), Hollanda (%7,0) ve Kanada (%5,2) izledi. ABD'ye göç edenler arasında elektrik-elektronik mühendisliği mezunları öne çıkarken, Almanya, Birleşik Krallık ve Hollanda'ya yönelenler arasında bilgisayar mühendisliği mezunları ağır bastı. Kanada'ya göç edenler arasında ise işletme mezunları dikkat çekti.

TÜİK bitkisel üretim 2025 tahmini: Üretim düşecek Haber

TÜİK bitkisel üretim 2025 tahmini: Üretim düşecek

TÜİK Bitkisel Üretim 2025 Tahmini: Üretim Düşecek Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait ikinci bitkisel üretim tahminlerini kamuoyuyla paylaştı. Açıklanan TÜİK bitkisel üretim 2025 raporu, tarımsal üretimde genel bir düşüş eğilimi öngörüyor. Birçok bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, geçen yıla kıyasla tahıllar, sebzeler ve özellikle meyve grubunda ciddi azalışlar bekleniyor. Bu veriler, 2025 yılının tarımsal üretim açısından zorlu bir yıl olacağına işaret ediyor. İkinci tahmin raporu, yıl içindeki gelişmelere dayanarak ilk tahminleri güncellerken, özellikle meyve üretimindeki keskin düşüş beklentisiyle dikkat çekiyor. Bitkisel Üretimde Genel Görünüm ve Üç Ana Kategori Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, 2025 yılı üretim miktarları bir önceki yıla göre önemli ölçüde gerileyecek. Üretim, üç ana kategoride farklı oranlarda düşüş gösterecek. Bu kapsamda, tahıllar ve diğer bitkisel ürünler (yem bitkileri hariç) grubunda yüzde 10,4'lük bir azalışla toplam 67,1 milyon ton üretim bekleniyor. Bu kategori, Türkiye'nin temel gıda ve yem güvenliği açısından kritik öneme sahip. Sebze üretimindeki düşüşün yüzde 0,8 ile daha sınırlı kalarak 33,3 milyon ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Bu hafif gerileme, bazı ürünlerdeki artışlarla dengelenmiş görünse de genel eğilim negatif yönde. En keskin düşüş ise yüzde 30,4 oranıyla meyveler, içecek ve baharat bitkileri grubunda öngörülüyor. Bu grupta toplam üretimin 19,8 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Bu sert düşüş, hem iç tüketim hem de ihracat pazarları için önemli sonuçlar doğurabilir. TÜİK Bitkisel Üretim 2025: Tahıl Grubu Alarm Veriyor Tahıl ürünleri üretimi, 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 12,4 oranında azalarak yaklaşık 34,2 milyon tona düşecek. Bu kategori içindeki değişimler, ülkenin gıda arzı için temel göstergelerden biridir. Ürün bazında yapılan incelemelerde, Türkiye'nin temel gıda maddesi olan buğday üretiminin yüzde 13,9 azalışla 17,9 milyon tona gerileyeceği tahmin ediliyor. Bu, ekmek ve diğer unlu mamullerin ham maddesi olması nedeniyle en yakından takip edilen verilerden biridir. Arpa üretiminde de yüzde 25,9'luk sert bir düşüşle 6 milyon tonluk bir üretim öngörülüyor; bu durum özellikle hayvancılık sektörü için yem maliyetleri açısından kritik bir gelişmedir. Benzer şekilde, çavdar üretiminin yüzde 20,9 azalarak 203 bin tona, yulaf üretiminin ise yüzde 22,3 azalarak 303 bin tona düşeceği raporlanıyor. Tahıl grubunda tek olumlu gelişme mısırda yaşanıyor. Birçok bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, mısır üretiminin yüzde 4,9 artışla 8,5 milyon tona ulaşması bekleniyor. Bu artış, buğday ve arpadaki düşüşün etkilerini kısmen hafifletebilir ancak genel açığı kapatmaktan uzaktır. Baklagiller, Patates ve Yağlı Tohumlarda Son Durum Tahıl dışındaki diğer tarla ürünlerinde de karışık bir seyir izleniyor. Kuru baklagiller grubunda nohut üretiminin 406 bin ton, kuru fasulyenin 247 bin ton ve kırmızı mercimeğin 230 bin ton seviyesinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Önemli bir tüketim kalemi olan patates üretiminin ise bir önceki yıla göre yüzde 13 azalarak 6 milyon tona gerilemesi bekleniyor. Yağlı tohumlar da 2025 yılındaki genel düşüşten payını alıyor. Stratejik ürünlerden ayçiçeği üretiminin yüzde 17,6 oranında düşerek 1,8 milyon tona gerileyeceği öngörülüyor. Soya üretiminin ise yüzde 17,4 düşerek 149 bin tona ineceği tahmin ediliyor. Bu iki üründeki düşüş, bitkisel yağ arzı ve ithalat bağımlılığı açısından önemli veriler olarak öne çıkıyor. Şeker pancarı üretiminin de yüzde 4,1'lik görece daha hafif bir azalışla 21,5 milyon tonda kalacağı kaydedildi. Sebze Üretiminde Sınırlı Düşüş ve Ürün Bazlı Farklılıklar Sebze üretimindeki genel düşüş yüzde 0,8 olarak tahmin edilirken, bu kategorideki toplam üretimin 33,3 milyon ton olması bekleniyor. Kategorinin geneli yatay bir seyir izlese de ürün bazında önemli farklılıklar göze çarpıyor. Bazı temel sebze kalemlerinde düşüş bekleniyor. Domates üretiminde yüzde 7,6'lık, salçalık kapya biberde yüzde 6,3'lük ve taze fasulyede yüzde 8,3'lük bir azalış öngörülüyor. Buna karşın, bazı sebze türlerinde üretim artışı tahminleri dikkat çekiyor. Karpuz üretiminde yüzde 8,3, kuru soğanda yüzde 2,6 ve kavunda yüzde 17,5 oranında üretim artışı yaşanacağı tahmin ediliyor. Bu artışlar, sebze grubundaki genel düşüşün sınırlı kalmasını sağlıyor. Meyve Üretimi ve TÜİK Bitkisel Üretim 2025 Raporu 2025 yılı tahminlerinde en dikkat çekici ve endişe verici gerileme meyveler, içecek ve baharat bitkileri grubunda yaşanıyor. Toplam üretimin yüzde 30,4 gibi büyük bir oranda azalarak 19,8 milyon tona düşmesi bekleniyor. Bu sert düşüş, iklim koşulları ve diğer tarımsal faktörlerin olumsuz etkilerini yansıtmaktadır. Meyveler grubunda bazı temel ürünlerdeki düşüşler çok keskin. Elma üretiminin yüzde 48,3, şeftali üretiminin yüzde 46,1 ve nektarin üretiminin yüzde 44,1 azalacağı öngörülüyor. Bu üç üründeki neredeyse yarı yarıya düşüş, pazar ve fiyatlar üzerinde doğrudan etkili olabilir. Kiraz üretimindeki tahmini düşüş yüzde 70,6 ile rekor seviyededir; bu durum, önemli bir ihraç kalemi olan kirazda arzın ciddi şekilde daralacağına işaret ediyor. Üzüm üretiminin yüzde 24,5, çilek üretiminin ise yüzde 1,9 azalması beklenen diğer gelişmeler arasında. Turunçgillerde ise karışık bir seyir hakim. Mandalina üretiminin yüzde 7,1 artması beklenirken, portakalın yüzde 15 ve limonun yüzde 34,8 azalacağı belirtiliyor. Sert Kabuklu Meyveler ve Zeytinde Büyük Kayıp Meyve grubundaki olumsuz tablo, sert kabuklu meyvelerde de devam ediyor. Türkiye'nin önemli ihracat kalemleri olan bu ürünlerdeki düşüşler de oldukça yüksek. Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, fındık üretiminde yüzde 38,5, ceviz üretiminde yüzde 38,1 ve Antep fıstığı üretiminde yüzde 61,1 gibi ciddi azalışlar bekleniyor. Özellikle Antep fıstığındaki yüzde 60'ı aşan düşüş tahmini, bu ürünün arzında büyük bir boşluk oluşacağını gösteriyor. Ayrıca, muz üretiminin yüzde 1,6, zeytin üretiminin ise yüzde 34,7 oranında azalacağı tahmin edilen veriler arasında yer alıyor. Zeytindeki bu yüksek düşüş, zeytinyağı üretimini ve fiyatlarını da doğrudan etkileyecek bir faktör olarak öne çıkıyor. Bu genel tablo, TÜİK bitkisel üretim 2025 verilerinin tarım sektörü ve ilgili endüstriler için önemli zorlukları beraberinde getirdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.