>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Millî Eğitim Bakanlığı

NEWSTURK - Millî Eğitim Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Millî Eğitim Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

​12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Milli Ruhun Şahlanışı Haber

​12 Mart İstiklal Marşının Kabulü ve Milli Ruhun Şahlanışı

​Türkiye Cumhuriyeti'nin ulusal egemenlik simgesi olan milli marşın kabul edildiği gün olan 12 Mart, her yıl olduğu gibi 2026 yılında da büyük bir kıvançla idrak ediliyor. İstiklal Marşının Kabulü, sadece bir şiirin devletin resmi marşı haline gelmesi süreci değil, aynı zamanda bir milletin var oluş mücadelesinin, esarete karşı başkaldırısının ve sarsılmaz azminin kelimelere dökülmüş manifestosudur. 105 yıl önce Birinci Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında yankılanan o ilk dizeler, bugün de aynı heyecanla ve kararlılıkla genç nesillerin zihninde yer etmeye devam ediyor. Bu önemli tarihi dönemeç, milli mücadelenin en karanlık ve zorlu günlerinde halka tükenmez bir umut ve manevi güç aşılayan bir uyanışın miladı olarak kabul edilir. ​Milli Mücadelenin Ruhani Kalkanı: İstiklal Marşının Kabulü Tarihçesi ​Kurtuluş Savaşı'nın tüm şiddetiyle devam ettiği, Anadolu'nun dört bir yanının işgal altında olduğu 1920'li yılların başında, ordunun ve halkın moralini diri tutacak milli bir birleştirici güce ihtiyaç duyulmuştur. Batı cephesinde kazanılan askeri zaferlerin ardından, dönemin Maarif Vekaleti (Milli Eğitim Bakanlığı), bir güfte yarışması düzenleme kararı almıştır. Yapılan araştırmalar ve geniş kapsamlı tarihsel kayıtların ortak görüşü gösteriyor ki, yarışmaya toplamda 724 şiir katılmıştır. Ancak sunulan bu eserlerin hiçbiri, cephedeki askerin fedakarlığını ve Türk milletinin bağımsızlık tutkusunu tam anlamıyla karşılayacak derinlikte bulunmamıştır. Bu kritik süreçte, vatan sevgisi ve edebi dehasıyla tanınan Mehmet Akif Ersoy’un kalemine ihtiyaç duyulmuştur. ​Mehmet Akif, başlangıçta yarışmaya konulan 500 liralık para ödülü nedeniyle katılmayı kesin bir dille reddetmiştir. Onun için vatanın istiklalini müjdeleyen bir eser, hiçbir maddi değerle ölçülemeyecek kadar mukaddesti. Ancak dönemin Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Tanrıöver'in zarif ısrarları ve para ödülü konusundaki hassasiyetin dikkate alınacağına dair güvenceler vermesi üzerine Akif, Taceddin Dergahı’na kapanarak Türk tarihine altın harflerle geçecek o on kıtayı kaleme almaya başlamıştır. Arşiv belgeleri ve resmi kayıtlarla sabitlenen verilere göre, Akif bu şiiri yazarken adeta bir manevi vecd haline bürünmüş, bazı dizeleri kağıt bulunamadığı anlarda dergahın duvarlarına kazıyarak tarihe not düşmüştür. ​Taceddin Dergahı’ndan Meclis Kürsüsüne: İstiklal Marşının Kabulü Süreci ​12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirilen tarihi oturum, Türk siyasi tarihinin en dokunaklı anlarına tanıklık etmiştir. Hamdullah Suphi Bey, Akif’in kaleme aldığı o muazzam dizeleri meclis kürsüsünden okuduğunda, salonda bulunan milletvekilleri büyük bir coşkuyla şiiri ayakta selamlamışlardır. Tarihi tutanaklarda yer alan ayrıntılı bilgilere göre, şiir o gün tam dört kez üst üste okunmuş ve her mısrasında meclis binası alkış sesleriyle inlemiştir. İstiklal Marşının Kabulü oylamasında şiir, oy birliğiyle milli marş olarak seçilmiştir. ​Mehmet Akif, kazandığı ödülü ise daha önce taahhüt ettiği üzere asla kendine almamış; fakir kadınlara ve çocuklara iş öğreterek geçimlerini sağlamalarına yardımcı olan bir hayır kurumu olan Darülmesai’ye bağışlamıştır. Bu onurlu tavır, onun yazdığı "Korkma!" nidasıyla başlayan metnin samimiyetini ve gücünü bir kez daha perçinlemiştir. Akif, yaşamının son demlerinde kendisine yöneltilen "Neden bu marşı Safahat adlı büyük eserinize dahil etmediniz?" sorusuna, "O benim değil, milletimindir" cevabını vererek, bu abidevi eserin gerçek sahibinin her zaman Türk milleti olacağını tescillemiştir. ​Bir Milletin Hürriyet Destanı: 105. Yılın Anlamı ​Günümüzde İstiklal Marşının Kabulü üzerinden geçen bir asırlık süre, marşın taşıdığı anlamı ve toplumsal hafızadaki yerini daha da güçlendirmiştir. "Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal!" dizeleri, sadece bir dua değil, aynı zamanda bu coğrafyadaki egemenliğin temel şartıdır. Şiirin her bir kıtasında işlenen şehadet, mabet, vatan ve ezan kavramları, toplumsal birliğin harcını oluşturmaktadır. Akademik çalışmaların ve sosyolojik analizlerin ortak görüşü gösteriyor ki, dünya genelindeki ulusal marşlar arasında, yazıldığı dönemin şartlarını ve bir ulusun psikolojik direncini bu denli kuvvetli yansıtan başka bir metin bulunmamaktadır. ​Haber merkezlerinin derlediği güncel verilere göre, 2026 yılı kutlamaları çerçevesinde Türkiye'nin 81 ilinde ve yurt dışı temsilciliklerinde "İstiklal ve Akif" temalı kapsamlı anma programları icra edilmektedir. Özellikle okullarda gerçekleştirilen şiir okuma yarışmaları, tiyatro oyunları ve Mehmet Akif Ersoy’un fikir dünyasını anlatan paneller, gençlerin milli benliklerini tanıması adına büyük bir fonksiyon üstlenmektedir. Bu etkinlikler, bağımsızlık ruhunun sadece kitaplarda kalan bir bilgi değil, her an diri tutulması gereken bir miras olduğunu hatırlatmaktadır. ​İstiklal Marşı'nın Gelecek Tasavvurundaki Yeri ​İstiklal Marşının Kabulü yıl dönümü etkinlikleri, aynı zamanda Türkiye'nin modernleşme ve çağdaş uygarlık düzeyine ulaşma hedefindeki kararlılığını da simgeler. Mehmet Akif Ersoy’un "Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın" şeklindeki o meşhur ve derin duası, geçmişin acılarından alınan derslerin ve barış içinde bir gelecek kurma iradesinin en özlü ifadesidir. 105 yıl sonra bugün, bu marşın dizeleri hala farklı görüşlerden insanları aynı bayrak altında, aynı duygu seliyle bir araya getirebilen yegane unsurdur. ​Netice itibarıyla, 12 Mart tarihi bir takvim yaprağı olmanın ötesinde, Türk milletinin "kendi kaderini tayin etme" iradesinin mührüdür. Bağımsızlık ateşinin hiçbir zaman sönmeyeceğinin dünyaya ilan edildiği bu müstesna günde, vatan şairimiz Mehmet Akif Ersoy ve bu topraklar için canını feda eden tüm aziz şehitlerimiz minnetle yad edilmektedir. İstiklal Marşı, sonsuza dek semalarda süzülen şanlı al bayrağımızın en gür sesi ve bu aziz milletin ebedi özgürlük şarkısı olarak kalacaktır. ​Siz de bu tarihi günün anlamı üzerine hislerinizi paylaşarak veya Mehmet Akif Ersoy’un eserlerinden sizi en çok etkileyen dizeleri yorumlarda belirterek, bu ortak milli bilincin bir parçası olabilirsiniz.

Bakanlıklarda yeni atamalar Haber

Bakanlıklarda yeni atamalar

Resmi Gazete’de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan kararlar doğrultusunda, çeşitli bakanlıklarda üst düzey atamalar gerçekleştirildi. ANKARA (İGFA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla yayımlanan kararname ile bazı bakanlıklar için üst düzeyde yeni atamalar yapıldığı açıklandı. Bu kararnameye göre, Dışişleri Bakanlığı'nda Personel Genel Müdürü olan Hacı Ali Özel Bakan Yardımcılığına yükseltilirken, Uluslararası Hukuk ve Antlaşmalar Genel Müdürlüğü görevine Fırat Sunel getirildi. Göç Politikaları ve Vize İşlemleri Genel Müdürlüğü'ne ise Esin Çakıl atanırken, Çok Taraflı İlişkiler Genel Müdürlüğü'ne Serap Ersoy, Uluslararası Güvenlik Genel Müdürlüğü'ne Mehmet Burçin Gönenli, Dış Politika Plan ve Eşgüdüm Genel Müdürlüğü'ne Raziye Bilge Koçyiğit, Asya Koordinasyon Genel Müdür Yardımcılığı'na Hüseyin Emre Engin atandı. Protokol Genel Müdür Yardımcılığı'na atanan isimler arasında İsmail Aydil, Sencer Yöndem ve Mustafa Cem Gündüz yer alırken, Uluslararası İçtihatlar Genel Müdür Yardımcılığı'na Ayşe Zeynep Gündüz, Savunma İşbirliği Genel Müdür Yardımcılığı'na Sezin Şahin Yeşildağ görevlendirildi. Çevre, İklim Değişikliği ve Sınıraşan Sular Genel Müdür Yardımcılığı'na Ayşe İnanç, Destek Merkez Genel Müdür Yardımcılığı'na Mustafa Kemal Basa, Dış Politika Eşgüdüm Genel Müdür Yardımcılığı'na İhsan Emre Kadıoğlu, Çin Genel Müdür Yardımcılığı'na Mehmet Mert Tokman, Avrupa Birliği Genel Müdür Yardımcılığı'na İpek Zeytinoğlu Özkan getirildi. Ayrıca Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü'ne Barış Salcan atandı. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda, Vergi Başmüfettişlikleri için Sümeyra Somuncuoğlu ve Muhammet Köşker atanırken, Vergi Müfettişlikleri için Okan Aydın, Hüseyin Diler ve Muharrem Ozan Arslan göreve getirildi. Hazine ve Maliye Başmüfettişliği'ne Cem Çankaya atanırken, Hazine ve Maliye Müfettişliği'ne Ferhat Dinçer getirildi. Gelir İdaresi Başkanlığı Başkan Yardımcılığı görevi ise Nuray Serdaroğlu Erbil’e verildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcılığına Fatih Güvendi atanırken, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkan Yardımcılığı görevine Ali Ercan, Buğra Aydın ve Yahya Coşkun getirildi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nda Stratejik Araştırmalar ve Verimlilik Genel Müdür Yardımcılığı'na Mehmet Oğuzhan Üstün atanırken, Teşvik Uygulama ve Yabancı Sermaye Genel Müdür Yardımcılığı'na Sait Cordan, Adıyaman İl Müdürlüğü’ne Aydın Çavana, Şanlıurfa İl Müdürlüğü'ne ise Mehmet Yazgan getirildi. Milli Eğitim Bakanlığı’nda ise Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdür Yardımcılığı görevine Balıkesir İl Milli Eğitim Müdürü Murat Demir atanırken, Hukuk Hizmetleri Genel Müdür Yardımcılığı'na Metin Güçlü, Bilgi İşlem Genel Müdür Yardımcılığı'na Esra Özmen, Din Öğretimi Genel Müdür Yardımcılığı'na Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Akmanşen getirildi. Temel Eğitim Genel Müdür Yardımcılığı'na ise Mersin İl Milli Eğitim Müdürü Fazilet Durmuş atanırken, Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Muhammed Özdemirci, Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Mehmet Necmeddin Dinç, Gaziantep İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Önder Arpacı atandı. Ayrıca Kırklareli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Murat Altınöz, Muş İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Abdulkadir Altay, Kilis İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne İbrahim Açıkgöz, Kocaeli İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Emrullah Aydın ve Düzce İl Milli Eğitim Müdürlüğü'ne Gülşen Özer ataması gerçekleştirildi.

Öğretmenevlerinde yüzde 50 indirim Haber

Öğretmenevlerinde yüzde 50 indirim

Millî Eğitim Bakanlığı bünyesinde çalışanlar, emekliler ve aileleri, öğretmenevleri ile akşam sanat okullarındaki konaklama hizmetlerinden indirimli bir şekilde faydalanabilecekler. ANKARA (İGFA) - Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı öğretmenevleri ve akşam sanat okullarında, konaklama hizmetlerine dair yeni bir uygulama 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla yürürlüğe girdi. Bu yeni düzenleme ile birlikte, öğretmenevlerinden yararlanabilecek kişi sayısı artırıldı, Millî Eğitim Bakanlığı personeli, emekliler ve aileleri konaklama hizmetlerinden indirimli olarak faydalanabilecek. Buna göre, Bakanlık merkez, taşra ve yurt dışı teşkilatlarında çalışan bütün kadro çalışanları, sivil misafirlere uygulanan ücretin yüzde 50'si üzerinden kahvaltı hariç konaklayabilecek. Bu düzenleme sayesinde Bakanlık çalışanları, hem kendileri hem de alt ve üst soylarından oluşan aile bireyleriyle birlikte öğretmenevlerinden yararlanabilecek. Ayrıca, emekli öğretmenler ve Bakanlık'tan emekliye ayrılanlar da bu indirimli konaklama hizmetlerinden yararlanma imkânına sahip olacak. Böylece uzun yıllar Bakanlık'a hizmet vermiş emekli personel, avantajlı bir şekilde öğretmenevlerinde konaklayabilecek. Bu uygulamanın, görev veya yer değişikliği yapan personelin konaklama ihtiyaçlarını karşılamanın yanı sıra, öğretmenevlerinden hizmetlerin kullanım oranlarını artırması ve personelin memnuniyetine olumlu bir katkı sağlaması bekleniyor.

TBMM'de yoğun gündem... Kanun teklifleri Genel Kurul'da Haber

TBMM'de yoğun gündem... Kanun teklifleri Genel Kurul'da

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 18 Kasım Salı günü başlayacak haftalık mesaisinde, önemli kanun teklifleri, bütçe müzakereleri ve komisyon toplantılarıyla dolu bir gündemi ele alacak. ANKARA (İGFA) - TBMM, 18 Kasım Salı günü başlayacak haftalık mesaisinde önemli yasa teklifleri, bütçe müzakereleri ve komisyon toplantılarıyla yoğun bir program uygulayacak. Genel Kurul, Vakıflar Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin müzakerelerine devam edecek. İlk 10 maddesi kabul edilen düzenleme kapsamında, 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen Adıyaman, Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya’da bulunan seyahat acentelerinden bu yıl için aidat alınmayacak, daha önceki borçlar da silinmiş kabul edilecek. Teklifle ayrıca; işletmeciler, marinalar ve deniz turizmi araçlarında kalanların giriş-çıkış kayıtlarının tutulması zorunlu hale gelecek. Belgesiz konaklama ilanları için her bir ilan başına 25 bin lira idari para cezası kesilecek. Çanakkale’deki deniz savaşlarından kalan batık alanlar, Gelibolu Tarihi Alanı kapsamına dahil edilecek. Vakıflar Genel Müdürlüğü ve mazbut vakıflara ait gayrimenkullerin kira süresi 3 yıldan 5 yıla çıkarılacak. VERGİ DÜZENLEMELERİ TBMM GÜNDEMİNDE Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda ve 631 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi de ele alınacak. Teklifle; konut kira gelirlerine dair istisnalar yeniden şekillenecek. Geçici vergi mükellefiyetine konu kazançlar 3, 6, 9 ve 12 aylık dönemlerde tespit edilebilecek. Özel sağlık kuruluşları, veteriner klinikleri, kuyumcular ve ikinci el motorlu araç ticareti gibi sektörden yıllık harç alınacak. Prime esas kazanç üst sınırı, asgari ücretin 7,5 katından 9 katına yükseltilecek. Çeklerin ibraz geçersizliği düzenlemesi 31 Aralık 2028'e kadar uzatılacak. Genel aydınlatma harcamaları, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı bütçesi ve ilgili belediye payları üzerinden karşılanacak. Öte yandan TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan duyuruya göre, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, 18 Kasım Salı günü TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında toplanacak; İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve MİT Başkanı İbrahim Kalın değerlendirmelerde bulunacak. Plan ve Bütçe Komisyonu, 2026 yılı bütçesi için bu hafta İçişleri Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı'nın bütçelerini incelemeye devam edecek.

MEB teftiş sistemini değerlendirdi Haber

MEB teftiş sistemini değerlendirdi

Millî Eğitim Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından organize edilen "Türkiye Yüzyılı'nda Teftiş Sistemi ve Müfettiş Rolleri" çalıştayında konuşma yapan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, denetim süreçlerinde rehberlik unsurunun değerine vurgu yaptı. ANKARA (İGFA) - Çalıştayda açıklamalarda bulunan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, çağdaş kamu yönetiminde denetim birimlerinin, icracı birimler kadar etkili ve önemli olduklarını ifade ederek, bu yapıların kamu hizmeti süreçlerinin ayrılmaz bir parçası konumunda olduğunu belirtti. Teftişin, Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi ile yapısal değişim gösterdiğine dikkat çeken Bakan Tekin, Türkiye'de uzun zamandır teftiş sisteminin yanlış anlaşıldığını ifade etti. Teftişin, cezalandırıcı bir amaca hizmet etmediğini açıklayan Bakan Tekin, bu birimlerin kamu hizmeti süreçlerinde hataların önlenmesi amacıyla rehberlik işlevi üstlendiğini dile getirerek, "Teftişten beklediğimiz şey, normal şartlarda cezalandırma değildir. Teftişten beklediğimiz husus; idarenin kamu hukukuna, temel hak ve hürriyetlere, hukuk devleti düzenine uygun davranması konusunda danışmanlık yapmaktır." şeklinde konuştu. Kamuoyunda teftişin 'cezalandırıcı bir mekanizma' olarak görülmesinin yanlış olduğunu vurgulayan Bakan Tekin, bu algıyı değiştirmek için çeşitli adımlar attıklarını belirtti. Teftiş birimi ile Bakanlığın diğer birimleri arasında iş birliği ve ortak hedef yaklaşımının güçlendirilmesi için büyük çaba sarf ettiklerini sözlerine ekledi. Teftiş sisteminin eğitimin kalitesini artırma hedefine uygun olarak yapılandırılmasının önemine değinen Bakan Tekin, "Bakanlık olarak Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Öğretim Programlarının sahada uygulanması ve eğitimin kalitesinin sürekli olarak geliştirilmesine imkân sağlayacak bir teftiş sistemi oluşturulmasını değerli buluyoruz. Bu amaç doğrultusunda çalıştaya katkı sunan herkese teşekkür ediyor, eğitim sistemimize önemli katkılar getirmesini temenni ediyorum." şeklinde değerlendirmede bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.