>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ekonomi

NEWSTURK - Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD Made in Europe Haber

BUSİAD Made in Europe

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD), Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan “Made in Europe” raporunu kamuoyuyla paylaştı. BURSA (İGFA) - BUSİAD, "Made in Europe" raporunu açıkladı. Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan raporda, Avrupa Komisyonu tarafından 4 Mart 2026 tarihinde taslak olarak karara bağlanan yeni sanayi düzenlemesinin, Avrupa Birliği’nin üretim kapasitesini artırmayı ve tedarik zinciri güvenliğini sağlamayı hedefleyen önemli bir adım olduğu vurgulandı. Kamuoyunda “Made in Europe” olarak bilinen düzenlemenin, Türkiye gibi Gümrük Birliği entegrasyonuna sahip ülkelerin kamu ihaleleri ve teşvik mekanizmalarında “AB menşeli” kapsamında değerlendirilmesini öngördüğü belirtilen raporda, bu gelişmenin başlangıçta Türk sanayisi için bir rahatlama sağlayabileceği ifade edildi. Raporda şu görüşlere yer verildi: “Bu kapsamın dışında kalmamız, mevcut ticaret ilişkilerimiz açısından düzeltilmesi güç sorunlara yol açabilecekken, söz konusu düzenleme Türk sanayisi açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendirilmektedir. Ancak taslak metnin detayları incelendiğinde sürecin henüz tamamlanmadığı ve özellikle rekabet ile kamu alımları alanlarında Türkiye açısından bazı yapısal riskler içerdiği görülmektedir.” Taslak metnin henüz tüm onay süreçlerini tamamlamadığı belirtilen raporda, düzenlemenin 2026 yılı sonu veya 2027 yılı başında yürürlüğe girmesinin beklendiği ifade edildi. Bu nedenle sürecin yakından takip edilmesi ve mevcut kazanımların yasalaşma sürecine kadar korunmasının kritik önem taşıdığı vurgulanan raporda, “AB’nin taslak metinde kullandığı ‘entegrasyonda olunan ülkeler’ tanımı yalnızca Gümrük Birliği kapsamındaki ülkeleri değil, aynı zamanda Birliğin ‘Trusted Partners’ (Güvenilir Ortaklar) olarak tanımladığı yaklaşık 40 ülkeyi de kapsamaktadır. Bu durum, AB’nin yakın gelecekte Serbest Ticaret Anlaşması (STA) imzalaması beklenen Hindistan, Latin Amerika veya Asya ülkelerinin de zaman içinde bu avantajdan yararlanabileceği anlamına gelmektedir. Dolayısıyla Avrupa pazarında yalnızca yerel üreticilerle değil, bu kapsama dahil olan küresel rakiplerle de yoğun bir rekabet yaşanacaktır. Bu tablo, kalıcı çözümün Gümrük Birliği’nin kapsamlı biçimde güncellenmesi ve derinleştirilmesi olduğunu bir kez daha ortaya koymaktadır.” ifadeleri yer aldı. Raporda düzenlemenin bazı belirsizlikler içerdiğine de dikkat çekildi. Bu kapsamda yapılan değerlendirmelerde; “Avrupa Birliği, kamu alımları süreçlerinde ‘Reciprocity’ (Karşılıklılık) ilkesini katı biçimde uygulayacağını ve korumacı uygulamalara sahip ülkeleri kendi ihalelerinden dışlayabileceğini açıkça ifade etmektedir. Türkiye açısından sorun, mevcut Gümrük Birliği anlaşmasının kamu alımlarını kapsamaması ve Türkiye’nin Dünya Ticaret Örgütü’nün (WTO) Kamu Alımları Anlaşması’na taraf olmamasıdır. Bunun yanı sıra Türkiye’de uygulanan ‘yerli malına fiyat avantajı’ düzenlemeleri ve bazı ihalelerdeki ‘yerli malı zorunluluğu’ Avrupa Birliği tarafından korumacılık ve piyasaya erişim engeli olarak değerlendirilmektedir. AB’nin bu durumu gerekçe göstererek karşılıklılık ilkesini Türkiye’ye karşı uygulaması ve kamu alımlarını yeniden bir kısıtlama aracı haline getirmesi önemli bir risk oluşturmaktadır.” denildi. BUSİAD Ekonomi Danışmanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim tarafından hazırlanan raporun sonuç bölümünde ise şu görüşlere yer verildi: “Türk mallarının genel ticarette AB menşeli olarak kabul edilmesi önemli bir kazanımdır. Ancak kamu alımları mevzuatımızdaki mevcut dengesizliğin, Avrupa’daki büyük kamu ihalelerinden dışlanmamıza yol açabileceği unutulmamalıdır. Bu nedenle bir yandan Gümrük Birliği’nin revizyonu için diplomatik çabaların artırılması gerekirken, diğer yandan iç piyasadaki kamu ihale mevzuatının AB’nin misilleme mekanizmalarını tetiklemeyecek şekilde daha rasyonel bir zemine oturtulması gerekmektedir.”

Dervişoğlu: KKTC Cumhurbaşkanı atanmış Vali değildir Haber

Dervişoğlu: KKTC Cumhurbaşkanı atanmış Vali değildir

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ndeki (KKTC) seçim süreci, Türkiye'nin dış politikası, ekonomi yönetimi ve yolsuzluk soruşturmalarına dair çarpıcı değerlendirmeler sundu. ANKARA (İGFA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı'nda önemli açıklamalarda bulundu. KKTC'nin 6'ncı Cumhurbaşkanı olan Tufan Erhürman'ı kutlayarak sözlerine başlayan Dervişoğlu, seçim sürecine dış müdahalelere tepki gösterdi. Türkiye’den bazı siyasi aktörlerin söylem ve tavırlarını eleştiren Dervişoğlu, “KKTC Cumhurbaşkanı atanmış bir vali değildir, bağımsız bir Türk devletinin adil ve özgür seçimlerle göreve gelmiş lideridir. Bu seçimleri federasyon ile bağımsız devlet arasında bir referandum gibi göstermek, Türkiye’ye karşı bir mağlubiyet algısı oluşturmaktır. Kıbrıs Türk halkının bir devleti vardır ve onun garantörü Türkiye Cumhuriyeti'dir” dedi. TEZKEREYE ELEŞTİRİ: "TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİ PAZARLIK KONUSU OLAMAZ" Dervişoğlu, TBMM'de onaylanan ve Irak ile Suriye'ye asker gönderme yetkisini 3 yıl uzatan Cumhurbaşkanlığı tezkeresine ilişkin düşüncelerini paylaştı. Türkiye’nin güvenliği ve toprak bütünlüğü hususunda titiz davranılması gerektiğini vurgulayan Dervişoğlu, “Suriye ile yapılacak herhangi bir anlaşmanın, Türkiye’nin toprak ve nüfus güvenliğine aykırı olması asla kabul edilemez. Türkiye'nin denetiminde bir mekanizma kurulması zorunludur, aksi halde önemli zafiyetler ortaya çıkar” dedi. , https://twitter.com/iyiparti/status/1980900218720936301 Ekonomi politikalarına da sert eleştirilerde bulunan İYİ Parti lideri, hükümetin tarımı ihmal ettiğini ve faiz lobilerini desteklediğini ifade etti. Dervişoğlu, “Faiz giderleri bu yıl 40 milyar dolara ulaştı, bu yüzde 82’lik bir artış demek. Buna karşın çiftçiye sağlanan tarımsal destek sadece 4,9 milyar dolar. Tarım Kanunu’na göre bu destek en az 15 milyar dolar olmalıydı. Üretimi değil ithalatı, çiftçiyi değil faizi seçen bir anlayışla karşı karşıyayız. Bu bir ihmal değil, açık bir tercihtir” dedi. 2026 BÜTÇESİNE TEPKİ: “RAKAMLARLA GERÇEKLER UYUŞMUYOR” 2026 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’ne de tepki gösteren ve bütçenin gerçeklikten uzak olduğunu belirten Dervişoğlu, "Faizi besleyen değil üretimi büyüten, ithalatı değil istihdamı destekleyen bir bütçe istiyoruz. Ancak bu bütçe, rakamlarla oynayarak hakikati gizlemeye çalışıyor. Gerçekle uzaktan yakından ilgisi yok" dedi. Yolsuzluk iddiaları ve bazı belediyelere yönelik yürütülen soruşturmalar hakkında da değerlendirmelerde bulunan Dervişoğlu, hukukun üstünlüğü ilkesine vurgu yaptı. DEM Parti’nin Diyarbakır’da düzenlediği yürüyüşe de değinen Dervişoğlu,“Kardeşlik, eşitlik, hürriyet, cumhuriyet diyeceğiz. Ey yanlış yola sapmış olanlar! Size rağmen Türk vatandaşlığını parçalatmayacağız. Büyük Türk milleti olarak, Kürt’üyle, Türkmen’iyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle Cumhuriyetimizi birlikte yaşatacağız.” diye konuştu.

Yİ-ÜFE'de en dikkat çekici artış elektrik ve gazda Haber

Yİ-ÜFE'de en dikkat çekici artış elektrik ve gazda

TÜİK, 2025 yılının Ağustos ayına ilişkin Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) sonuçlarını paylaştı. Yıllık bazda Yİ-ÜFE’de yüzde 25,16, aylık bazda ise yüzde 2,48 oranında artış gözlemlenirken, en belirgin yükseliş yüzde 55,35 ile su temininde, aylık bazda ise en dikkat çekici artış yüzde 10,09 ile elektrik ve gazda oldu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 3 Eylül 2025 tarihinde 2025 Ağustos ayının Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) verilerini yayımladı. Yİ-ÜFE, önceki aya göre yüzde 2,48 artarken, geçen yılın Aralık ayına göre yüzde 20,62, geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 25,16, 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 26,28 arttı. SEKTÖREL VE GRUPLAR ÜZERİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLER Sanayi sektörlerinin dört ana grubunda yıllık değişim su temininde yüzde 55,35, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 27,62, elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında yüzde 26,68, imalatta ise yüzde 24,73 artış olarak belirlendi. Ana sanayi gruplarında ise en yüksek yıllık artış yüzde 30,22 ile dayanıklı tüketim mallarında gerçekleşti. Bunu sırasıyla yüzde 28,94 ile dayanıksız tüketim malları, yüzde 26,61 ile sermaye malları, yüzde 24,76 ile enerji ve yüzde 22,02 ile ara malları takip etti. Aylık bazda en yüksek artış yüzde 10,09 oranıyla elektrik, gaz üretimi ve dağıtımında görüldü. Diğer sektörlerde aylık değişimler şu şekildedir: dayanıksız tüketim mallarında yüzde 3,21, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 1,97, imalatta yüzde 1,78, sermaye mallarında yüzde 1,11, ara mallarında yüzde 1,34 ve su temininde yüzde 0,82 artış yaşandı. Enerji sektörü, aylık yüzde 6,39'luk artışla öne çıktı. Buna ek olarak, imalat sektöründe Yİ-ÜFE’de yıllık yüzde 24,73, aylık yüzde 1,78 artış meydana geldi.

Enflasyon rakamları açıklandı... TÜFE'de yıllık yüzde 33,28 Haber

Enflasyon rakamları açıklandı... TÜFE'de yıllık yüzde 33,28

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2025'e yönelik enflasyon verilerini yayımladı. Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) yıllık bazda en fazla yükselişi yüzde 53,27 ile konut sektöründe, aylık bazda ise yüzde 3,02 ile gıda ve alkolsüz içeceklerde yaşadı. Özel kapsamlı TÜFE (B) göstergesi yıllık yüzde 32,71, aylık yüzde 2,07 oranında artış gösterdi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos 2025 dönemi için Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) bilgilerini paylaştı. Üç ana harcama grubundaki yıllık değişimler arasında konutta yüzde 53,27, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 33,28, ulaştırmada ise yüzde 24,86 artış belirlendi. Bu grupların yıllık enflasyona katkıları ise konut için yüzde 8,12, gıda ve alkolsüz içecekler için yüzde 7,97 ve ulaştırma için yüzde 4,10 olarak ölçüldü. Aylık olarak değerlendirildiğinde, TÜFE’nin gıda ve alkolsüz içecekler kategorisinde yüzde 3,02, konutta yüzde 2,66, ulaştırmada ise yüzde 1,55 oranında yükseldiği görüldü. Bu grupların aylık enflasyon üzerindeki etkileri sırasıyla yüzde 0,72, yüzde 0,46 ve yüzde 0,24 olarak gerçekleşti. Endekse dahil olan 143 temel başlığın 119'unda yükseliş, 20'sinde düşüş, 4'ünde ise değişiklik gözlemlenmedi. İşlenmemiş gıda, enerji, alkollü içecekler, tütün ve altın dahil edilmeden hesaplanan özel kapsamlı TÜFE göstergesi (B), Ağustos 2025'te aylık yüzde 2,07, yıllık yüzde 32,71 oranında artış ortaya koydu. Bir önceki yılın Aralık ayına kıyasla yüzde 21,87, on iki aylık ortalamalara göre ise yüzde 39,07'lik bir artış gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.