>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Dijital Dönüşüm

NEWSTURK - Dijital Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijital Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik Haber

Akıllı Telefonda Yerli Üretim İçin Kritik Eşik

Türkiye, yıllık 14,8 milyon adetlik akıllı telefon üretim kapasitesiyle bölgesinin önde gelen üretim merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Buna karşın 2025 yılında IMEI kaydı gerçekleştirilen yaklaşık 11,7 milyon akıllı telefonun sadece 5,27 milyon adedi yerli üretimle karşılanırken, sektördeki kapasite kullanım oranı yüzde 35,7 seviyesinde gerçekleşti. Son yıllarda küresel teknoloji devlerinin Türkiye'de üretim yatırımlarına yönelmesi, ülkenin üretim altyapısına duyulan güvenin somut bir göstergesi olarak görülüyor. Ancak bu yatırımların kalıcı ekonomik değere dönüşmesi için mevcut kapasitenin daha etkin kullanılması, yüksek katma değerli üretimin desteklenmesi ve yerli teknoloji ekosisteminin tahkim edilmesi kritik bir önem taşıyor. General Mobile İcra Kurulu Başkan Yardımcısı İlkay Cihaner, Türkiye'nin akıllı telefon üretiminde son yıllarda önemli bir yetkinlik kazandığını ancak mevcut potansiyelin henüz tam kapasiteyle değerlendirilemediğini belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Türkiye son yıllarda akıllı telefon üretiminde ciddi bir altyapı ve bilgi birikimi inşa etti. General Mobile olarak yüzde 70'e ulaşan yerlilik oranımızla, yıllık 4,2 milyon adetlik kapasiteye sahip tesisimizde hem kendi markamız hem de farklı markalar adına üretim yapabiliyoruz. Ne var ki sektör genelinde kurulu kapasitenin büyük bir kısmı atıl kalmış durumda. Mevcut kapasitenin daha verimli kullanılması, yerli üretimi teşvik edecek politikaların devreye alınması ve teknoloji ekosisteminin güçlendirilmesi durumunda Türkiye'de yaratılan katma değer belirgin şekilde artabilir. Bu sayede hem yatırımların sürdürülebilirliği sağlanabilir hem de elektronik üretimindeki bilgi birikimi daha geniş bir sanayi ağına yayılabilir.” 5G dönüşümü için finansmana erişimin ulaşılabilir olması gerekiyor Türkiye'nin 5G dönüşüm sürecine güçlü adımlarla hazırlandığını ifade eden Cihaner, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın verilerine göre 5G mobil abone sayısının yaklaşık 42 milyona ulaştığını belirtti. “Bu rakamlar, Türkiye'deki tüketicilerin yeni nesil haberleşme teknolojilerine adaptasyon hızının oldukça yüksek olduğunu kanıtlıyor. Gelecek dönemde 5G'nin yaygınlaşmasıyla birlikte, kullanıcıların bu teknolojiden maksimum düzeyde yararlanabilmesi için 5G uyumlu yeni nesil cihazlara erişimin kolaylaştırılması şart. Günümüzde 12 ay vadeli tüketici kredilerinde uygulanan 20 bin TL'lik üst sınır, ortalama 39 bin TL'yi bulan akıllı telefon fiyatlarının oldukça altında kalmış durumda. Mevcut düzenleme, tüketicilerin yeni teknolojilere ulaşımını zorlaştırırken iç pazardaki talebi de baskılıyor. Türkiye'nin 5G dönüşümünü hızlandırmak ve teknolojiye erişimi açmak adına, kredi üst limitlerinin güncel piyasa koşulları doğrultusunda en az 40 bin TL seviyesine çıkarılmasının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesinde, yenilenmiş akıllı telefonlarda uygulanan 12 ay kredi kartı taksit imkanının, yerli üretim 5G akıllı telefonlar için de hayata geçirilmesi önemli bir itici güç olacaktır. Böyle bir adım, tüketicilerin yeni nesil cihazlara erişimini kolaylaştırırken, 5G cihazların geleneksel satış kanalları başta olmak üzere daha geniş kitlelerce tercih edilmesini sağlayacaktır. Bu sayede yerli üretim desteklenirken, 5G cihaz penetrasyonu ve Türkiye'nin dijital dönüşüm hızı ivme kazanacaktır.” Yerli üretime yönelik vergi teşvikleri kayıt dışılığı azaltabilir Akıllı telefonların artık lüks bir tüketim ürünü olmaktan çıkıp günlük yaşamın temel bir gereksinimi haline geldiğini vurgulayan Cihaner, mevcut vergi sisteminin hem tüketiciyi hem de yerli üreticiyi zorladığını dile getirdi. “Bugün akıllı telefonlar; eğitimden sağlığa, bankacılıktan kamu hizmetlerine, iş dünyasından sosyal hayata kadar her alanda kullanılan temel bir ihtiyaç ürünüdür. Mobil İletişim Araçları ve Bilgi Teknolojileri İş İnsanları Derneği'nin (MOBİSAD) verilerine göre sektördeki kayıt dışılık oranı yüzde 35 seviyelerinde seyrediyor. Bu tabloya bakıldığında, her yıl yaklaşık 3 ila 3,5 milyon cihazın kayıt dışı yollarla ülkeye girdiği ve bunun ülke ekonomisine yaklaşık 2,6 milyar dolarlık kayıp yaşattığı hesaplanıyor. Yerli üretimi yapılan cihazlara yönelik vergi indirimleri veya belirli istisnaların uygulanması, hem teknolojiye erişimi kolaylaştıracak hem de talebi canlandıracaktır. Bu uygulamanın yalnızca yerli üretim cihazları kapsaması durumunda, hem yerli üretim teşvik edilecek hem de kayıt dışılıkla mücadele mümkün olacaktır. Neticede kapasite kullanım oranları yükselirken, sektörün ekonomiye sağladığı katkı da önemli ölçüde artacaktır.” Yüksek teknoloji üretimi için 200 dolar gözetim uygulaması güncellenmeli Akıllı telefon ithalatındaki 200 dolarlık gözetim uygulamasının güncel maliyetleri yansıtmadığını belirten Cihaner, özellikle yapay zeka yatırımlarının elektronik sektöründe ciddi maliyet değişimlerine yol açtığını söyledi. “Yapay zeka yatırımlarıyla birlikte yüksek bant genişlikli belleklerin küresel talebi hızla arttı. Veri merkezleri ve yapay zeka altyapı çalışmaları nedeniyle tüketici elektroniği belleklerinde arz sıkışıklığı oluşurken, bazı ürün gruplarında bellek maliyetleri geçen yıla oranla altı kata kadar yükseldi. Günümüzde pek çok akıllı telefonda bellek maliyetinin, toplam cihaz maliyetinin yaklaşık yüzde 50'sine ulaştığını görmekteyiz. Bu durum ürünlerin maliyet yapısını temelden değiştirmiştir. Mevcut 200 dolarlık gözetim uygulaması, üreticileri ağırlıklı olarak giriş ve alt-orta segment ürünlere yönlendirirken, yüksek teknoloji içeren cihazların Türkiye'de üretilmesini yeterince teşvik etmemektedir. Gözetim uygulamasının en az 300 dolar seviyesine yükseltilmesi, daha üst segment ürünlerin Türkiye'de üretilmesine, yüksek katma değerli yatırımların artmasına ve ülkemizin teknolojik rekabet gücünün pekişmesine katkı sağlayacaktır.” Türkiye, değişen küresel tedarik zincirlerinde önemli bir konuma sahip Küresel şirketlerin son dönemde üretim ve tedarik zincirlerini çeşitlendirme stratejisi izlediğini belirten Cihaner, Türkiye'nin bu değişimden en çok faydalanabilecek ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. “Doğu ve Batı arasındaki jeopolitik dengelerin değişmesi ve küresel tedarik zincirlerindeki dönüşüm, Türkiye için büyük fırsatlar barındırıyor. Avrupa pazarına olan yakınlığımız, Gümrük Birliği avantajlarımız, güçlü lojistik ağımız, nitelikli iş gücümüz ve üretim kabiliyetimizle Türkiye, teknoloji yatırımları için stratejik bir merkezdir. Özellikle Avrupa, Orta Doğu ve Afrika pazarlarına erişim avantajlarımız, yeni teknoloji yatırımlarının ülkemize çekilmesinde belirleyici olabilir. Bugün mevcut olan üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması, sadece iç pazarın karşılanması için değil, Türkiye'nin bölgesel bir teknoloji üretim ve ihracat üssüne dönüşmesi için kritik bir fırsattır.” Kritik haberleşme teknolojilerinde yerli üretim stratejik önem taşıyor Günümüzde telekom altyapılarının enerji ve savunma sistemleri kadar kritik hale geldiğini vurgulayan Cihaner, pek çok ülkenin haberleşme ekipmanlarını artık ticari bir ürünün ötesinde, stratejik bir milli güvenlik unsuru olarak gördüğüne dikkat çekti. “Hindistan başta olmak üzere birçok ülke, kritik haberleşme altyapılarında güvenilir tedarikçi modellerini destekleyerek yerli üretimi teşvik ediyor. Avrupa'da da telekom altyapıları artık sadece maliyet değil, siber güvenlik ve stratejik bağımsızlık ekseninde değerlendiriliyor. Türkiye'nin üretim altyapısını sadece akıllı telefonlarla sınırlı tutmaması gerekiyor. Modemler, fiber erişim cihazları, kurumsal ağ çözümleri ve IoT haberleşme ürünleri gibi kritik teknolojilerde yerli üretimin desteklenmesi, dışa bağımlılığı azaltacak ve ülkemizin siber güvenlik ile milli teknoloji hedeflerine hizmet edecektir. Akıllı telefon üretimindeki gözetim mekanizmasına benzer şekilde, kritik haberleşme ekipmanlarında da yerli üretimi destekleyecek gözetim uygulamalarının ve gümrük politikalarının değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu sayede Türkiye, sadece tüketici elektroniğinde değil, stratejik haberleşme teknolojilerinde de bölgesel bir merkez haline gelebilir.” Güçlü bir yan sanayi ekosistemi yeni yatırımların önünü açabilir Türkiye'de akıllı telefon üretimi sayesinde oluşan deneyimin elektronik sektörünün diğer dallarına da aktarılabileceğini belirten Cihaner, yerli tedarik zincirinin güçlendirilmesinin hayati önemde olduğunu söyledi. “Otomotiv sektöründe bugün oldukça güçlü bir yan sanayi yapısı mevcut. Benzer bir gelişimin elektronik sektöründe de yaşanması gerekiyor. Elektronik bileşenler, mekanik parçalar ve diğer kritik komponentlerde yerli üretimin artırılması; sadece akıllı telefon sektörüne değil, otomotiv elektroniğinden IoT cihazlarına kadar pek çok alana katkı sunacaktır. Türkiye'nin üretim altyapısı ve mühendislik kapasitesi doğru adımlarla desteklendiğinde; yalnızca tüketen değil, teknoloji geliştiren, üreten ve ihraç eden ülke konumunu daha da pekiştirecektir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’nin stratejik buluşma noktası Bursa Business School Haber

Türkiye’nin stratejik buluşma noktası Bursa Business School

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası'nın (BTSO) vizyoner adımlarıyla kurulan Bursa Business School (BBS), 2025 yılında ulusal ve uluslararası düzeyde ses getiren etkinliklere ev sahipliği yaparak iş dünyasında yeni nesil eğitim ve dönüşüm merkezi olma konumunu sağlamlaştırdı. Uludağ'ın doğal potansiyelini kaliteli içeriklerle birleştiren BBS, yıl boyunca Türkiye'nin gündemine yön veren stratejik zirve, forum ve eğitim programlarının merkezi haline geldi. BURSA (İGFA) - BTSO'nun vizyonu doğrultusunda çevre, enerji, gıda, otomotiv, şehircilik, dijital dönüşüm ve liderlik gibi birçok alanda düzenlenen üst düzey etkinlikler, kamu, özel sektör, akademi ve sivil toplum temsilcilerini Bursa'da bir araya topladı. Bursa Business School, bu özelliğiyle yalnızca bir eğitim merkezi değil, aynı zamanda ortak aklın üretildiği, politika ve stratejilerin şekillendiği bir platform olarak ön plana çıktı. 2025 yılında gerçekleştirilen bu zirvelerle yalnızca sektörlerin güncel sorunları ele alınmadı, aynı zamanda ulusal ölçekte iş dünyası, kamu ve akademik çevreler arasında köprüler kuran bir platform haline dönüştü. Stratejik Zirveler Geleceği Şekillendiriyor 2025 yılı çerçevesinde gerçekleştirilen forum ve zirveler; yeşil dönüşüm, sürdürülebilirlik, yapay zekâ, dirençli şehirler, enerji dönüşümü ve gıda arz güvenliği gibi kritik konularda detaylı değerlendirmelere zemin hazırladı. Ulusal ve uluslararası katılımcı profiline sahip organizasyonlar, Türkiye'nin farklı sektörlerindeki dönüşüm sürecine katkıda bulunurken, Bursa Business School'u önemli bir buluşma noktası haline getirdi. İş Dünyası, Kamu ve Akademi Aynı Platformda Bursa Business School'da gerçekleştirilen etkinlikler, iş dünyasının ihtiyaçları, kamu politikaları ve akademik bilgiyi aynı ortamda buluşturdu. Sürdürülebilir Gıda ve Arz Güvenliği temasıyla düzenlenen Uludağ Gıda Zirvesi, Yapay Zeka ve Otomotiv Sektöründe Gelecek Stratejilerinin ele alındığı Next Level Uludağ Zirvesi ve 'Şimdi Dönüşüm: Yenilikçi Yarınlar' başlıklı Uludağ Dirençli Kentler Zirvesi ile Geleceğin Enerji Stratejisine vurgu yapılan Uludağ Enerji Zirvesi, Bursa Business School'da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye'nin çevre, iklim değişikliği ve kalkınma hedefleri doğrultusunda ikinci kez düzenlenen Uludağ Çevre Forumu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un katılımıyla gerçekleşti. Bu etkinliklerde, bakanlık temsilcileri, sektör liderleri, uzmanlar ve akademisyenler yer aldı ve karar alıcılara yol gösterici öneriler sunuldu. Eğitimden Tedarik Zincirine Güçlü Bir Ekosistem BBS, 2025 yılında yalnızca zirvelere değil, aynı zamanda tedarikçi buluşmaları, sektörel eşleştirme programları ve yeni nesil eğitimlere de ev sahipliği yaptı. Savunma, otomotiv, turizm ve hizmet sektörlerine yönelik düzenlenen programlar, firmalar arası iş birliklerini güçlendirirken, B2B pazarlama ve satış programı, kadın liderlik ve veri odaklı yönetim gibi alanlardaki eğitimler iş dünyasının insan kaynağına doğrudan katkı sağladı. Dünya çapında markaların lansmanlarından üst düzey yönetici eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösteren Bursa Business School, Uludağ'ı küresel ölçekte cazibe merkezi yapma yolunda ilerliyor. "BBS, Kongre Turizminde Çekim Merkezi Olacak" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Uludağ'ın kalbinde, tarihi kimliği ve sahip olduğu eşsiz fiziki olanaklarla kurulan Bursa Business School'un, kentin ve bölgenin dönüşüm vizyonunda stratejik bir rol üstlendiğini belirtti. İbrahim Burkay, Bursa Business School'un bugün dünya genelinde öne çıkan ilk üç destinasyon arasında bulunduğunu ve merkezin Türkiye'nin ve yakın çevrenin önemli eğitim merkezlerinden biri haline geldiğini ifade etti. İbrahim Burkay, Bursa Business School'un kongre turizmi açısından da güçlü bir çekim noktası olmayı hedeflediğini belirtti ve bu yapının turizm sektörünün dönüşümü için atılan en önemli adımlardan biri olduğunu vurguladı. Dört Mevsim Uludağ Hedefine Ulaşılacak İbrahim Burkay, önümüzdeki beş yıl içinde Bursa ve Uludağ'ın, içerik ve işlevsellik açısından sahip olduğu marka değerini hak eden bir konuma ulaşacağını ve yılın 365 günü dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ağırlayan bir merkez haline geleceğini ifade etti. Bu yıl da Bursa Business School'un ev sahipliğinde en az 10 zirve düzenleyeceklerini açıklayan Burkay, bu etkinliklerin Uludağ ve Bursa'nın bölgesel ve uluslararası ölçekte etkisini artıracağını belirtti. İbrahim Burkay, Bursa Business School'un önümüzdeki süreçte başta eğitim ve sağlık programları olmak üzere değişim, dönüşüm ve yenilenmenin en güçlü sahalarından biri olacağını ve BBS'nin dört mevsim Uludağ hedefinde önemli bir rol oynayacağını belirtti. Uludağ'daki tüm otel ve tesislerin de bu dönüşümün ana merkezleri haline geleceğini söyledi.

Başkan Bozbey akıllı şehir yolculuğunu dünyaya tanıttı Haber

Başkan Bozbey akıllı şehir yolculuğunu dünyaya tanıttı

Dünya Akıllı Şehircilik Topluluğu'nun 'İlk 7' sıralamasına Türkiye'den giren ilk şehir unvanıyla tarihi bir başarı yakalayan Bursa, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınmada gelecekteki etkisini daha da pekiştirdi. VİETNAM (İGFA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi'nin, dünya çapındaki şehirlerin akıllı şehircilik, dijital dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınmadaki performanslarını değerlendiren ICF'ye yaptığı başvurunun ardından Bursa, 'Smart21 Communities of 2025' (2025'in en iyi 21 kenti) listesine girmeyi başarmıştı. Bursa Büyükşehir Belediyesi, yürüttüğü dijital dönüşüm çalışmaları sonucunda ICF tarafından 2025 'Top7 Intelligent Communities' (2025'in en iyi 7 Topluluğu) listesindeki yerini aldı ve bu Türkiye açısından önemli bir başarı olarak kaydedildi. Bursa, bu başarıyla ICF’nin Akıllı Topluluklar Ağı'na da katıldı. 6 kıtadan 37 ülke/bölgeyi kapsayan ve 200'den fazla topluluğu bir araya getiren bu küresel ağ, şehirler için iyi uygulama paylaşımı, uluslararası iş birliği geliştirme, görünürlük ve kıyaslama gibi alanlarda sağlam bir platform sunuyor. 2025 Yılın Akıllı Topluluğu ödülü ise Vietnam’da gerçekleştirilen törende Kanada'nın Durham Region bölgesine takdim edildi. BAŞKAN BOZBEY, BURSA'YI TANITTI Vietnam’ın Ho Chi Minh City ve Binh Duong bölgelerinde 2-3 Aralık 2025 tarihlerinde düzenlenen ICF Küresel Zirveye katılan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 'Top7 Sunumu: Bursa Büyükşehir Belediyesi (Türkiye)' oturumunda Bursa’nın akıllı şehir vizyonunu, önceliklerini ve örnek çalışmaları uluslararası katılımcılarla paylaştı. 'Liderler Yuvarlak Masa' oturumunda ise Top7 ve Smart21 topluluklarının temsilcileriyle buluşan Başkan Mustafa Bozbey, karşılaşılan sorunlar, iş birliği fırsatları ve yerel yönetimlerin dönüşümdeki rolleri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Zirvede ayrıca 'Denetçi Raporları' oturumunda ICF Kurucu Ortağı John Jung, 'Bursa Üzerine' temasıyla Bursa hakkında yaptığı gözlemleri katılımcılarla paylaştı. “BAĞLANTILAR BURSA’NIN KÜRESEL İŞ BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEK” Elde ettikleri uluslararası başarının, akademi-sanayi-yerel yönetim iş birliğiyle güçlenen Bursa ortak çalışma ekosisteminin bir ürünü olduğunun altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, Bursa’nın zengin tarihî mirasını korurken sanayi, tarım, turizm ve ticaret temelli kalkınma alanlarını teknoloji ve inovasyonla bütünleştirdiğini belirtti. Akıllı şehir çözümlerinin kentsel hizmetlerin verimliliğini artırdığını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, "Dijital altyapımızın gelişimi, özellikle turizm ve hizmet sektörlerinde yeni kapılar açtı. Bursa, dijitalleşme ve kapsayıcı yönetim yaklaşımıyla geleceğe hazırlanan bir şehir modeli sunuyor. Zirve boyunca sağladığımız bağlantılar Bursa'nın uluslararası iş birliğini ve ağlarını güçlendirecektir. Yatırım, teknoloji transferi, girişimcilik ve pazar bağlantılarıyla kentin tüm kalkınma başlıklarına katkı sağlayacaktır. Bu süreçte emeği geçen BTSO, ULUTEK, Bursa Teknopark, Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Bursa Mudanya Üniversitesi başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" dedi.

BTSO’dan yapay zekâ hamlesi Haber

BTSO’dan yapay zekâ hamlesi

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Bursa iş dünyasının yapay zekâ ekosistemine daha etkili bir şekilde dahil olmasını sağlamak amacıyla, MEXT Teknoloji Merkezi ve BUTEKOM ortaklığıyla Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı’nı başlattı. BURSA (İGFA) - BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleşen toplantıya BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın ve BTSO Meclis ve Komite Üyeleri’nin yanı sıra, Bursa Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Aydın Bakoğlu ve KOSGEB Bursa Batı Müdürü Erkan Güngör katılım gösterdi. Toplantıda, Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme metodolojisi ve içerikleri, sektörlerden başarı hikayeleri ve uygulama deneyimleri, değerlendirme süreci ve raporlama detayları ile Bursa firmalarına özgü uygulama planları katılımcılarla paylaşıldı. Toplantıya BTSO üyeleri yoğun ilgi gösterdi. “Küresel Rekabette Yeni Bir Dönem” BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, küresel ekonominin teknoloji odaklı bir değişim sürecinde olduğunu belirtti ve yapay zekânın bu dönüşümde kritik bir rol oynadığına dikkati çekti. Batmaz, “Küresel ekonomi, teknolojinin öncülüğünde baş döndürücü bir hızla yeniden şekilleniyor. Güç dengeleri değişiyor, ticaretin kuralları yeniden yazılıyor. Yapay zekâ, yeşil enerji, dijitalleşme ve veri ekonomisi, her sektörü yeniden tanımlıyor. 2030 yılına kadar iş süreçlerinin yüzde 60’ından fazlası otomasyon ve yapay zekâ destekli sistemlerle yürütülecek. Dijital ekonominin küresel ekonomideki payı yüzde 20’yi aşmış durumda. İş dünyası liderlerinin yüzde 61’i dijital dönüşümü en önemli öncelik olarak görüyor, büyük kuruluşların ise yüzde 94’ü bir dijital dönüşüm stratejisine sahip. Günümüz rekabeti, veri analizi ve hızlı öğrenme üzerine kurulu. Eğer bir işlemi rakibinizden daha yavaş yapıyorsanız, maliyetiniz ne kadar düşük olursa olsun, er ya da geç sahneden çekilirsiniz.” ifadelerini kullandı. “Tehdit Değil Fırsat Olarak Görülmeli” Batmaz, Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusunu dijitalleşmeye yatkın olmasına karşın, üretim, enerji ve lojistik gibi kilit sektörlerdeki dijital gelişmişlik seviyesinin dünya ölçeğinde geride kaldığını belirtti. BTSO’nun Bursa’da yapay zeka ve dijital dönüşüme öncülük ettiğini dile getiren Batmaz, “Bugün başlattığımız Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı, MEXT ve BUTEKOM iş birliğiyle işletmelerimizin dijitalleşme seviyesini bilimsel olarak ortaya koyacak ve geleceğe yönelik bir operasyonel kılavuz sunacak. Yapay zekâ, yavaş kalanlar için tehdit, hızlı adapte olanlar için ise bir sıçrama tahtası. Bursa iş dünyasını bu potansiyeli somut bir değere dönüştürmeye davet ediyorum.” dedi. “Yapay Zekâ Dönüşümüne Rehberlik Edeceğiz” BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, Yapay Zekâ Olgunluk Değerlendirme Programı’nın temellerinin 18-19 Haziran tarihlerinde Bursa Business School’da düzenlenen Next Level Yapay Zekâ Zirvesi’nde atıldığını ifade etti. Akın, “Bursa’da ilk kez düzenlenen bu zirve, otomotiv sektörüne odaklanarak iki gün boyunca çok değerli firmaları ve geniş bir katılımcı kitlesini bir araya getirdi. MEXT ile stratejik bir iş birliği gerçekleştirdik. Yapay zekânın önemi artık herkes tarafından biliniyor. İlk zirvemiz farkındalık oluşturmayı hedefliyordu. Bu programda ise o farkındalığı somut bir dönüşüme taşıyoruz. Yapay zekâ ile nasıl bir dönüşüm gerçekleştirmeliyiz, bu süreci kimler yönetecek ve şu an ne aşamadayız gibi sorulara yanıt arayacağız.” ifadelerine yer verdi. Dönüşüm İçin Destekler Önemli BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın da programa tam destek verdiğini belirten Akın, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “MEXT ile iş birliği içinde örnek projeler geliştiriyoruz. Ben tüm sanayicilerimize MEXT ve BUTEKOM’u görmelerini tavsiye ediyorum. Bundan 15 yıl önce bu konuları anlattığımızda bize gülüyordu. Ancak şimdi sektörde kalıcı olmak istiyorsanız bu değişime ayak uydurmak zorundasınız. O dönemde bu bilinç seviyesinde olsaydık bugün yaşadığımız birçok sorunun önüne geçebilirdik. Bursa’da yapay zekâ ile ilişkili otomotiv ve makine gibi güçlü sektörlerimiz var. Sağlık ve hizmet sektörlerini de bu çalışmalara dahil edebiliriz. Yine özellikle 48, 50 ve 69’uncu meslek komitelerimizde önemli teknoloji üreticileri bulunuyor. Bu çalışmalar bu firmalarımıza da yeni iş alanları açacak ve umarım başarılı projeler uluslararası platformlara taşınacak.” şeklinde konuştu. Yapay Zekânın Amacı Verimlilik BUTEKOM Genel Müdürü Murat Kurtlar, dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamalarının öncelikli amacının verimlilik artışı olduğunu vurguladı. Kurtlar, “Dijitalleşme ya da yapay zekâ uygulamalarına yalnızca bu teknolojileri kullanmak için adım atmak yanıltıcı olur. Bunların tek amacı işletmelerde verimlilik sağlamaktır. BTSO Eğitim ve Teknoloji Kampüsü’nde bu doğrultuda, gelişen teknolojilerle sürekli kendimizi yeniliyoruz. BUTEKOM, Bursa Model Fabrika, Enerji Verimliliği Merkezi, BTSO MESYEB ve BUTGEM’de sürdürülebilirlik, sosyal gelişim, çevre koruma ve ekonomik büyüme gibi temel alanlara odaklanıyoruz.” dedi. “Yol Haritasına İhtiyacımız Vardı” BUTEKOM olarak çok önemli bir programı hayata geçirdiklerini ifade eden Kurtlar, “MEXT iş birliğiyle ilk pilot uygulamayı BUTEKOM’da gerçekleştirdik. Veriyle çalışıp çalışmadığımızı, veriyi ne kadar etkin kullandığımızı ve veriyle neler yapabileceğimizi değerlendirmek için bir yol haritasına ihtiyacımız vardı. Bu program, işletmelerimizin bu sorulara yanıt bulmasına ve verimlilik odaklı bir dönüşüm gerçekleştirmesine katkı sağlayacak. Programın faydalı sonuçlar getireceğine inanıyorum.” diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından MEXT Teknoloji Merkezi uzmanları tarafından programın detayları paylaşıldı. Programda yer alan firmalar, yapay zekâ hazırlık seviyelerini keşfederken, sektörel kıyaslama konumlarını belirleme fırsatı bulacak. Somut yol haritaları ve öncelikli adımlar tespit edilecek. Ayrıca firmalar MEXT tarafından hazırlanan 100’den fazla senaryo arasından özel fırsatlar elde edecek.

Zirvede Müşteri Deneyimine Yapay Zeka Damgası Haber

Zirvede Müşteri Deneyimine Yapay Zeka Damgası

İSTANBUL (İGFA) – Bankacılıktan teknolojiye, enerjiden perakendeye birçok sektörden markayı buluşturan 12. Müşteri Deneyimi & Teknolojileri Zirvesi, yapay zekanın müşteri deneyiminde yarattığı dönüşümü masaya yatırdı. Nice Medya tarafından düzenlenen etkinlik, bu yıl yenilenen formatıyla dikkat çekerken, katılımcılara hem bire bir iş bağlantıları hem de ilham verici içerikler sundu. Zirvede, önceden planlanan toplantılarla özel alanlarda gerçekleştirilen görüşmeler, katılımcılara derinlemesine iş fırsatları yarattı. Fuar alanında ise sponsor stantları, yayın dağıtımları ve renkli aktivitelerle dinlenme anları bile deneyime dönüştü. Atölyeler Yoğun İlgi Gördü Bu yıl ilk kez eklenen Deneyim Atölyeleri ise katılımcılardan büyük ilgi gördü. LEGO SERIOUS PLAY Atölyesi, katılımcılara yaratıcı düşünme fırsatı sunarken; Spekülatif Tasarım Atölyesi, gelecek senaryoları üzerine odaklandı. Konferanslarda Öne Çıkan Konular Zirvede düzenlenen konferanslarda 19 konuşmacı yer aldı. Yapay zeka, çok kanallı müşteri deneyimi, veri analitiği, kişiselleştirme ve çalışan deneyimi gibi konular ön plana çıktı. Sahibinden.com’dan Filiz Saran, dijital dönüşümde çalışan adaptasyonunun önemine değinirken; Artiwise CEO’su Tanel Temel, müşteri verisinin çok kanallı analizini vurguladı. Verint Türkiye’den Barış Özdemir, 20’den fazla yapay zeka destekli bot tanıttı. FLO Group’tan Ahmet Özaslan, sanal ayakkabı deneyimlerini anlattı. Obilet’ten Bilal Aşçı ise kalite sürecinde ChatGPT’yi kullanan ilk marka olduklarını açıkladı. EX Awards Turkey® Ödülleri Sahiplerini Buldu Zirve kapsamında 6’ncısı düzenlenen EX Awards Turkey® – Çalışan Deneyimi Ödülleri sahiplerini buldu. Akbank birincilik, TP ikincilik, Multinet Up ise üçüncülük ödülünü kazandı. Yapı Kredi Bankası, YEDAŞ ve Kuveyt Türk de çeşitli kategorilerde ödüller aldı. Katılımcılar, ödüllü projelerin ayrıntılarına da zirve boyunca doğrudan erişim sağladı. Nice Medya Satış Müdürü Karin Erkan, zirvede yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Müşteriler artık tüm kanallarda aynı deneyimi yaşamak istiyor. Bu da ancak omnichannel yaklaşımıyla mümkün. Yapay zeka sayesinde kişiselleştirme ve proaktif hizmetlerde önemli fırsatlar yakalanıyor.” Türkiye’de müşteri deneyimi alanındaki ilk ve en köklü etkinlik olma özelliğini taşıyan zirve, elde edilen başarıyı bir adım ileri taşımak üzere gelecek yıl için hazırlıklara başladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.