>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yılmaz Tunç

NEWSTURK - Yılmaz Tunç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yılmaz Tunç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul'da cezaevi nakil aracı devrildi: 19 yaralı Haber

İstanbul'da cezaevi nakil aracı devrildi: 19 yaralı

İstanbul Kağıthane'de gerçekleşen bir kazada, cezaevi mahkumları ve jandarma personelinin bulunduğu nakil aracının devrilmesi sonucu 2’si ağır olmak üzere 19 kişi yaralandı. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Valiliği, Kağıthane ilçesindeki cezaevi nakil aracının karıştığı trafik kazası hakkında bir açıklama yayımladı. Açıklamada, saat 15.35 civarında 12 mahkum, 6 jandarma personeli ve 1 sürücüden oluşan cezaevi nakil aracının Çobançeşme Mahallesi 1. Kemer bölgesinde henüz belirlenemeyen bir nedenle devrildiği belirtildi. Kazada 2 jandarma personelinin ağır yaralı olduğu ve toplamda 19 kişinin yaralandığı açıklandı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri, yaralılara ilk müdahalelerini yaptıktan sonra çevrede bulunan hastanelere sevk ederek tedavi altına aldı. Kazayla ilgili araştırma başlatıldı. BAKAN TUNÇ'TAN 'GEÇMİŞ OLSUN' MESAJI Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da, içinde yer alan 6 jandarma personeli ile 12 mahkum ve tutuklunun bulunduğu ring aracının Kuzey Marmara Otoyolu Hasdal mevkiinde yaptığı kaza haberini üzüntüyle öğrendiğini dile getirerek, yaralıların tedavilerinin Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sürdüğünü ve hayati tehlikelerinin olmadığını açıkladı. Bakan Tunç, yaralanan jandarma, kurum personeli ve tutuklulara geçmiş olsun dileklerini ileterek, acil şifalar diledi. https://twitter.com/yilmaztunc/status/2016892673873870872 Kazayla ilgili bir "geçmiş olsun" mesajı da Kamu Şoförleri Kaza Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği'nden geldi. Derneğin sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, kazaya karışan nakil aracındaki meslektaşları, jandarma personeli ve mahkum-tutuklulara geçmiş olsun dilekleri iletildi.

Bakan Tunç'tan 11. Yargı Paketi paylaşımı. Haber

Bakan Tunç'tan 11. Yargı Paketi paylaşımı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 11. Yargı Paketi ile çocukların suç örgütleri tarafından istismarının önlenmesinin amaçlandığını ifade etti. Adaletin daha etkili hale getirilmesi ve caydırıcılığın artırılmasına yönelik düzenlemelerin bulunduğu bu paketin, örgütlü suçlarla mücadeleyi daha etkili kılacağı belirtildi. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi çerçevesinde hazırlanan 11. Yargı Paketi’nin, TBMM Genel Kurulu’nda onaylandığını duyurdu. Bakan Tunç, bu paketin adaleti güçlendirme ve caydırıcılığı artırmadaki rolünün yanı sıra, çocuk merkezli bir reform yaklaşımını da ortaya koyduğunu belirtti. Paket dahilinde, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde yapılan düzenleme ile çocukların suç örgütlerinde kullanılması halinde, örgüt liderlerine verilen cezaların artırılması sağlandı. Suç örgütü kurma, yönetme ve üyesi olma suçlarına getirilen hapis cezası artışları ile caydırıcılık pekiştirildi. Örgüt kurma ve yönetme cezaları 5 yıldan 10 yıla, örgüt üyeliği üst sınırı ise 5 yıla çıkarıldı. Ayrıca, silahlı örgüt durumunda ceza artırımına gidildi. Bakan Tunç, sosyal medya üzerinden yaptığı infografik destekli paylaşımda, “Yapılan düzenlemeler, çocuklarımızın suç örgütleri tarafından sömürülmesine karşı güçlü ve net bir duruş sergilemektedir. Amacımız, suçların meydana gelmesine engel olmak, suç örgütlerinin insan kaynağını ortadan kaldırmak ve çocuklarımızı her türlü suçtan koruyan bir adalet sistemini gerçekleştirmektir” sözlerini kullandı.

Ankara'da uçak kazası: Libya heyeti hayatını kaybetti Haber

Ankara'da uçak kazası: Libya heyeti hayatını kaybetti

Ankara'nın Haymana ilçesinde meydana gelen feci uçak kazası, Türkiye ve Libya arasındaki diplomatik temasların ardından derin bir yasa yol açtı. 23 Aralık 2025 akşamı Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Libya'nın başkenti Trablus'a gitmek üzere havalanan özel jet, kalkıştan kısa bir süre sonra radardan kayboldu. Yapılan yoğun arama kurtarma çalışmaları neticesinde, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad ve beraberindeki heyeti taşıyan uçağın Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü yakınlarına düştüğü tespit edildi. Yetkililer, trajik olayda uçaktaki 5 kişinin de hayatını kaybettiğini resmen doğruladı. ​Ankara'da Uçak Kazası: Libya Heyeti Hayatını Kaybetti ​Türkiye'nin başkentinde gerçekleşen bu üzücü uçak kazası, akşam saatlerinde radar bağlantısının kopmasıyla rapor edildi. İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, 9H-DFJ kuyruk numaralı Falcon 50 tipi iş jeti saat 20.10'da Esenboğa Havalimanı’ndan kalkış yaptı. Ancak havalandıktan yaklaşık 42 dakika sonra, saat 20.52 sularında uçakla olan tüm iletişim kesildi. Uçağın düşmeden önce kuleye acil iniş talebinde bulunduğu, fakat bu talepten kısa bir süre sonra irtibatın tamamen koptuğu ifade ediliyor. ​Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Libya Ordusu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad ve beraberindeki heyetin hayatını kaybettiğini büyük bir hüzünle duyurdu. Kazanın ardından bölgeye sevk edilen jandarma ve arama kurtarma ekipleri, uçağın enkazına Kesikkavak Köyü’nün yaklaşık 2 kilometre güneyinde ulaştı. Olay yerine ulaşan ekipler, maalesef uçaktaki yolculardan sağ kurtulan olmadığını rapor etti. ​Uçak Kazası Sonrası Teknik Arıza İhtimali Öne Çıkıyor ​Kazanın nedenine dair ilk veriler, uçağın uçuş sırasında yaşadığı teknik sorunlara işaret ediyor. Libya Hükümeti yetkilileri, tüm göstergelerin kazanın teknik bir arıza nedeniyle meydana geldiğini belirtti. Özellikle uçağın kuleye irtibat kesilmeden hemen önce elektrik arızası bildirdiği ve geri dönüş için acil iniş talebinde bulunduğu yönündeki raporlar, soruşturmanın bu yöne evrilmesine neden oldu. ​NewsTurk muhabirlerinin yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre, uçağın düştüğü anlarda bölgede şiddetli bir ses duyulduğu ve hava şartlarının yağışlı olduğu ifade edildi. Falcon 50 tipi uçağın kiralık bir jet olduğu ve Libya devlet envanterinde kayıtlı olmadığı da Libya İletişim Bakanlığı tarafından teyit edildi. Kaza kırım ekiplerinin bölgedeki incelemeleri devam ederken, uçağın kara kutularına ulaşılmasıyla birlikte kesin düşüş nedeninin netleşmesi bekleniyor. ​Haymana Uçak Kazası Kapsamında Adli Soruşturma Başlatıldı ​Olayın hemen ardından Türkiye Cumhuriyeti yargı makamları devreye girdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Soruşturma kapsamında bir Cumhuriyet Başsavcıvekili koordinasyonunda dört Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi. Bakan Tunç, kazanın tüm yönleriyle ve titizlikle incelendiğini vurgulayarak adaletin tesisi için gerekli tüm adımların atıldığını belirtti. ​Bölgede güvenlik kordonu oluşturan jandarma ekipleri, enkazın bulunduğu alanı koruma altına aldı. Ankara Valisi Vasip Şahin de olay yerine giderek çalışmaları yakından takip etti ve arama kurtarma personeliyle koordine oldu. Arazinin çamurlu ve zorlu yapısı nedeniyle ekiplerin enkaz alanına ulaşmakta güçlük çektiği, ancak çalışmaların kesintisiz sürdüğü bildirildi. ​Libya Heyetinin Ankara Temasları ve Acı Kayıp ​Kazada hayatını kaybeden Orgeneral Al-Haddad ve beraberindeki üst düzey askeri heyet, Türkiye ile Libya arasındaki askeri iş birliğini güçlendirmek amacıyla Ankara'da bulunuyordu. Heyet, kaza günü Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile resmi temaslar gerçekleştirmişti. Heyetin görüşmelerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönmek üzere yola çıktıkları ancak havalandıktan kısa bir süre sonra bu trajik uçak kazasının meydana geldiği öğrenildi. ​Libya Başbakanı Dibeybe, bu olayı Libya için "büyük bir kayıp" olarak nitelendirdi. Hayatını kaybeden heyet üyeleri arasında Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı ve askeri üretim birimi yöneticilerinin de bulunduğu kaydedildi. Türkiye ve Libya arasında diplomatik kanallar üzerinden taziye mesajları iletilirken, naaşların Libya'ya nakli için hazırlıkların başlatıldığı belirtildi. ​Soruşturmanın Geleceği ​Sektör uzmanları, uçak kazası ile ilgili olarak uçağın bakım geçmişinin ve pilotların kuleyle olan son diyaloglarının kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle uçağın 32 bin fit irtifaya kadar yükseldikten sonra ani bir düşüş yaşamış olması, sorunun motor veya yakıt sisteminden kaynaklanmış olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Kaza kırım uzmanları, uçağın gövde parçalarının dağılımını analiz ederek çarpma açısını ve hızını hesaplayacaklar. ​Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli süreçte, yer hizmetlerinden teknik bakım ekiplerine kadar geniş bir yelpazede ifadelerin alınması bekleniyor. Uçak kazası sonrasında Ankara hava sahasının bir süreliğine uçuşlara kapatılması, olayın ciddiyetini ve güvenlik tedbirlerinin en üst düzeye çıkarıldığını gösteriyor. ​Gelecek raporlarda teknik hataların mı yoksa başka faktörlerin mi bu faciaya yol açtığı netlik kazanacaktır. Türkiye ve Libya halklarının başı sağ olsun.

Bahçeli'den İmralı açıklaması: "Gerekirse Ben Giderim" Haber

Bahçeli'den İmralı açıklaması: "Gerekirse Ben Giderim"

Ankara'da siyasi gündem, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin grup toplantısında yaptığı tarihi çıkışla sarsıldı. "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda Abdullah Öcalan ile görüşme tartışmalarına son noktayı koyan Bahçeli, sürecin tıkanması durumunda inisiyatif alarak bizzat İmralı'ya gidebileceğini duyurdu. Bahçeli'den İmralı açıklaması, İYİ Parti'nin ardından Zafer Partisi ve Yeniden Refah Partisi liderlerinden de sert ve manidar tepkiler aldı. ​"Gerekirse Yanıma Üç Arkadaşımı Alır Giderim" ​MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, çözüm süreci tartışmalarında geri adım atmayacağının sinyalini verdi. İmralı ziyaretleri konusundaki "ayak sürüme" iddialarına tepki gösteren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: ​"İmralı'ya gidilmesine ayak sürmenin manası yok. Açık açık söylüyorum. Gerekirse alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı'ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem." ​MHP grubuna dönerek "İmralı'ya gitmeme izin veriyor musunuz?" diye soran ve ayakta alkışlarla onay alan Bahçeli, bu hamlesiyle sürecin ciddiyetini ve kararlılığını ortaya koydu. ​Liderlerden Yaylım Ateşi: Özdağ ve Erbakan'dan Sert Çıkışlar ​Bahçeli'nin bu beklenmedik "Ben giderim" çıkışı, milliyetçi ve muhafazakar muhalefet kanadında geniş yankı buldu. İYİ Parti lideri Müsavat Dervişoğlu'nun "Salın gitsin" çıkışının ardından, Ümit Özdağ ve Fatih Erbakan da tartışmaya dahil oldu. ​Ümit Özdağ: "Tarihi Bir Kırılma Noktası" ​Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Bahçeli'den İmralı açıklaması sonrası yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin tehlikeli bir sürece girdiğini savundu. Özdağ, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: ​"Türkiye Cumhuriyeti bir tarihi kırılma noktasına sürükleniyor. Tüm vatansever yurttaşları Zafer Partisi'ne davet ediyorum. Korkma! Zafer Partisi'ne üye ol, aileni ve vatanını savun." ​Özdağ'ın bu sözleri, sürecin milliyetçi tabanda yarattığı endişeyi ve tepkiyi organize etme çabası olarak yorumlandı. ​Fatih Erbakan: "Kendisine ve Heyetine Hayırlı Yolculuklar" ​Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ise Bahçeli'nin açıklamalarına ironik bir dille yanıt verdi. Daha önce "Meclis'e gelemiyorsa teklif sahibi Bahçeli gitsin" diyen Erbakan, Bahçeli'nin bugünkü "Giderim" sözleri üzerine şu değerlendirmeyi yaptı: ​"TBMM Abdullah Öcalan'ın ayağına gitmemelidir dedik. Gidilecekse de teklif sahibi Sayın Bahçeli gitsin dedik. Sayın Bahçeli bugün İmralı'ya gitmeye hazır olduğunu açıkladı. Kendisine ve heyetine hayırlı yolculuklar diliyoruz!" ​Müsavat Dervişoğlu: "Salın Gitsin!" ​Tartışmanın fitilini ateşleyen ilk tepkilerden biri İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'ndan gelmişti. Dervişoğlu, Bahçeli'nin gitme isteğine atıfta bulunarak sosyal medyadan sadece "Salın gitsin!" ifadesini paylaşmıştı. ​Hükümet Kanadından İlk Ses: Yetki Komisyonda ​Siyasi liderlerin bu sert polemiği sürerken, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç sürecin resmi prosedürlerine dikkat çekti. Bakan Tunç, İmralı ziyaretleri konusundaki takdir yetkisinin TBMM'deki Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'na ait olduğunu belirterek, "Ziyaret konusu komisyonun vereceği karar doğrultusunda gerçekleşecektir" açıklamasını yaptı. ​Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, Bahçeli'nin bu hamlesi sadece bir niyet beyanı olmanın ötesinde, muhalefet partilerini pozisyon almaya zorlayan stratejik bir adım olarak siyasi tarihe geçti.

Ümit Özdağ Öcalan İddiası: 'Sürecin Sonu Af ve Özgürlük Haber

Ümit Özdağ Öcalan İddiası: 'Sürecin Sonu Af ve Özgürlük

Ümit Özdağ Öcalan İddiası: 'Sürecin Sonu Af ve Özgürlük' ​Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, NOW TV'de katıldığı Çalar Saat programında İlker Karagöz'ün konuğu olarak siyaset gündemini sarsan açıklamalarda bulundu. Özdağ, PKK'nın son dönemdeki geri çekilme hamlesinin bir "halkla ilişkiler çalışması" olduğunu öne sürdü. En dikkat çekici Ümit Özdağ Öcalan iddiası ise, terörist başı Abdullah Öcalan'ın serbest kalacağı ve bu sürecin anayasal değişikliklerle sonuçlanacağı yönündeki sözleri oldu. Özdağ, sürecin sonunda Öcalan'ın 'fiilen DEM Genel Başkanı' olacağını iddia etti. ​PKK'nın Geri Çekilmesi: 'Bir PR Çalışması' ​Özdağ, terör örgütü PKK'nın 28 kişilik bir grubu geri çekmesinin bir "göstermelik" adım olduğunu savundu. Daha önce Türkiye içinde 60 örgüt üyesinin hareket halinde olduğunu belirttiğini hatırlatan Özdağ, 28 kişinin çekilmesinin bu iddiasını doğruladığını ve geride hala 32 örgüt üyesinin bulunduğunu öne sürdü. ​Bu adımların, Fatih Altaylı'nın Abdullah Öcalan ile yıllar önce yapılmış ancak yeni yayınlanan röportajıyla aynı döneme denk gelmesine dikkat çeken Özdağ, tüm bunların bir "PR çalışması" olduğunu belirtti. Bu sürecin, Hakan Fidan, Yılmaz Tunç ve İbrahim Kalın'ın Meclis'te yapacağı toplantılar öncesinde kamuoyunu hazırlamak için tasarlandığını iddia etti. ​Ümit Özdağ Öcalan İddiası: 'Serbest Kalacak' ​Özdağ, konuşmasının en çarpıcı bölümünde, yürütüldüğünü iddia ettiği sürecin "olmazsa olmazı" olarak Abdullah Öcalan'ın serbest kalmasını gösterdi. Bu iddiasını, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçmişte "umut hakkı" ile ilgili yaptığı açıklamalara dayandırdı. Özdağ, sürecin sonunda Öcalan'ın kesinlikle serbest kalacağını savundu. ​'İmralı Tahsis Ediliyor: Evlenecek, Özel Kalemi Olacak' ​Serbest kalma sürecinden önce İmralı'daki koşulların değiştirileceğini iddia eden Özdağ, adanın fiilen Öcalan'a "tahsis edileceğini" öne sürdü. Bu kapsamda Öcalan'ın uluslararası görüşmeler yapacağını, adada evleneceğini ve kendisine bir "özel kalem müdürü" atanacağını iddia etti. Özdağ, bu değişikliklerle Öcalan'ın "fiilen DEM Genel Başkanı" haline getirileceğini belirtti. ​Anayasa Değişikliği: Yeni Ümit Özdağ Öcalan İddiası ​Zafer Partisi lideri, sürecin nihai hedefinin anayasal değişiklikler olduğunu belirtti. Örgütün "bireysel haklar" değil, "kolektif haklar" talep ettiğini ifade eden Özdağ, bu doğrultuda Anayasa'nın 66. (Türk Vatandaşlığı) ve 42. (Eğitim Dili) maddelerinin değiştirilmek istendiğini savundu. ​Özdağ, 66. madde değişikliğiyle Anayasa'nın giriş bölümüne "Türk, Kürt, Arap" ifadelerinin eklenerek "çok uluslu devlet" yapısına geçilmesinin hedeflendiğini öne sürdü. 42. madde ile "Kürtçe eğitim" yolunun açılacağını belirten Özdağ, bu durumun "Kürt tarihi" adı altında, Öcalan'ın "Sultan Alparslan Kürt'tü" gibi direktiflerine dayalı bir eğitim sistemini getireceğini iddia etti. Özdağ, "federasyon" kelimesinin kullanılmadan, "Avrupa Özerklik Şartı" aracılığıyla yerel yönetimler üzerinden özerklik verileceğini de sözlerine ekledi. ​Ankara Seçimlerinde Mansur Yavaş'a Şartlı Destek ​Özdağ, yaklaşan yerel seçimlere de değinerek, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın adaylığına ilişkin soruları yanıtladı. 2022 yılının Nisan ayında Yavaş'ın cumhurbaşkanlığı adaylığını ilk kez kendisinin dile getirdiğini hatırlatan Özdağ, CHP'nin Yavaş'ı Ankara için tekrar aday göstermesi durumunda Zafer Partisi'nin tutumunun ne olacağını açıkladı. Özdağ, "Yetkili kurullarımızda değerlendiririz. Genel kanaat ve tabanımızın talebi doğrultusunda destek olabiliriz" ifadelerini kullanarak, Yavaş'ın adaylığına yeşil ışık yaktı. ​'Davutoğlu ve Babacan Geri Dönmek İçin Can Atıyor' ​Meclis resepsiyonunda ortaya çıkan ve AK Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi liderlerini bir arada gösteren fotoğrafı da yorumlayan Özdağ, bu fotoğrafı bir "ittifak fotoğrafı" veya "Öcalan komisyonu ittifakı" olarak nitelendirdi. Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu'nun AK Parti'ye "geri dönmek için can attığını" iddia eden Özdağ, bu liderlerin siyasi ağırlıklarını sadece Recep Tayyip Erdoğan'a borçlu olduklarını anladıklarını savundu. Özdağ, bu iki ismin, kendilerini Meclis'e taşıyan CHP seçmeninin oylarına "ihanet ederek" AK Parti'ye geçme hevesinde olduklarını öne sürdü. ​Sosyal Çöküntü Uyarısı: '9 Milyon Bağımlı Var' ​Programın son bölümünde Türkiye'deki sosyal sorunlara dikkat çeken Özdağ, ülkede 9 milyon uyuşturucu ve kumar bağımlısı olduğunu iddia etti. Futbol dünyasındaki bahis skandalına da değinen Özdağ, 154 hakem ve gözlemcinin bahis oynadığının ortaya çıkmasının utanç kaynağı olduğunu belirtti. Bu sorunlarla mücadele etmek için Zafer Partisi bünyesinde "Tertemiz Türkiye Projesi"ni başlattıklarını, bu projenin emekli emniyet müdürleri Mahmut Karaslan ve Fatih Eryılmaz ile psikiyatri profesörü Sertaç Ak tarafından yürütüldüğünü açıkladı.

Bakan Açıkladı: İstanbul'daki Olaylara Soruşturma Başlatıldı Haber

Bakan Açıkladı: İstanbul'daki Olaylara Soruşturma Başlatıldı

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yaptığı açıklamada CHP İstanbul'daki olaylara soruşturma başlatıldığını kamuoyuna duyurdu. Bakan Tunç, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, CHP İl Başkanlığı binası önünde yaşananlar ve bu gelişmelerle bağlantılı olarak sosyal medyada provokatif içerik paylaşan kişiler hakkında adli sürecin işletildiğini bildirdi. Bu hukuki adımın ardından Bakan, tüm taraflara sükunet ve yargı kararlarına saygı gösterme çağrısı yaptı. ​Bakan Tunç, sürecin arka planına ilişkin de bilgi verdi. Paylaşımında, bir CHP İstanbul İl ve Kurultay Delegesi'nin, İstanbul İl Kongresi'nde usulsüzlükler yaşandığı, menfaat temin edildiği ve seçmen iradesine müdahalede bulunulduğu iddialarıyla mahkemeye başvurduğunu belirtti. Bu başvuru neticesinde İstanbul 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin, CHP İstanbul İl Başkanlığı, yönetimi ve kurulları için tedbiren geçici bir kurul görevlendirmesi kararı aldığını hatırlattı. Ayrıca, CHP Genel Başkanlığı'nın bu mahkeme kararına karşı adli yargı nezdinde yaptığı itirazlar ile Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) yaptığı başvuruların reddedildiğini de ekledi. ​Bakan Tunç'tan CHP İstanbul'daki Olaylara Soruşturma ve Sağduyu Çağrısı ​Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, yargı sürecinin devam ettiğini belirterek, bu hassas dönemde yapılan açıklamaların sorumluluk bilinciyle yapılması gerektiğini vurguladı. Tunç, "Yargının kararına saygı göstermek, herkes için bir zorunluluktur. Hukukun üstünlüğü, demokratik düzenin teminatıdır," diyerek hukukun bağlayıcılığına dikkat çekti. Toplumda gerginlik yaratabilecek sokak çağrılarından ve eylemlerden kesinlikle kaçınılması gerektiğini ifade eden Bakan, herkesin yargı sürecinin sonucunu sükûnetle beklemesinin önemini dile getirdi. Bakan Tunç, açıklamasının sonunda başta CHP Genel Başkanı olmak üzere tüm parti yetkililerinin, milletin huzurunu ve demokratik düzeni gözeten bir dil kullanmalarının en doğru yol olacağını belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.