>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Kaynakları

NEWSTURK - Su Kaynakları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Kaynakları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Göller için eylem planı hazır... Su Kanunu'nun 2026'da yasalaşması bekleniyor Haber

Göller için eylem planı hazır... Su Kanunu'nun 2026'da yasalaşması bekleniyor

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Su Kanunu Taslağı'nın teknik çalışmalarının tamamlandığını bildirdi. 2026'da yasalaşması öngörülen kanun, iklim değişikliğiyle mücadelede uzun vadeli politikalara katkı sunacak. Göller için eylem planları oluşturuldu. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Su Kanunu Taslağı'na ilişkin teknik çalışmaların bitirildiğini ifade ederek, "Taslak şu anda nihai şeklini aldı, iç ve dış görüşlere açılacak, bu süreç kanunun temelini oluşturacak. Arzumuz, ülkemiz için son derece önemli olan Su Kanunu'nun 2026 yılı içinde TBMM'de yasalaşarak uygulanmasıdır." dedi. Bakan Yumaklı, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü'nde düzenlenen Ulusal Su Kurulunun 5. toplantısına katılım sağladı. İklim değişikliğinin getirdiği riskleri göz önüne alarak su kıtlığını ve fazlalığını bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek durumunda olduklarını belirten Bakan Yumaklı, suyla ilişkili sektör temsilcilerinden oluşan Ulusal Su Kurulumuz ile bu strateji ve politikaları en üst düzeyde ele aldıklarını ve iki yıllık süre zarfında yapılan 4 toplantıda 35 karar aldıklarını açıkladı. “ARZUMUZ SU KANUNU'NUN 2026 YILINDA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ" Bakanlığın resmi internet sayfasında yer alan habere göre Bakan Yumaklı, kararların ülke için önemli sonuçlar yaratacağını vurguladı. Su Kanunu ile ilgili başlatılan çalışmaların Temmuz 2024'teki toplantıda sunulduğunu hatırlatan Bakan Yumaklı, "Teknik çalışmalar tamamlandı. Taslak, iç ve dış görüşlere açılmak üzere nihai şeklinedir, bu süreç kanunun temelini oluşturacak. Arzumuz, ülkemiz için büyük öneme sahip Su Kanunu'nun 2026 yılı içerisinde TBMM'de yasalaşarak yürürlüğe girmesidir" diye konuştu. https://twitter.com/ibrahimyumakli/status/2004178775412765153 Toplantıda, iklim değişikliğinin giderek artan etkileri ve bu etkilere karşı geliştirdikleri uzun vadeli strateji ve uygulamaların ele alınacağından bahseden Yumaklı, Türkiye'nin konumu itibarıyla iklim değişikliğine karşı hassas bir bölgede olduğunu, bu durumun kamuoyunca kabul edilip harekete geçilmesi gerektiğini söyledi. Yumaklı, sıcaklık ve yağış düzeninde yaşanan değişimler nedeniyle su kaynakları üzerindeki artan baskının bu etkenler arasında yer aldığını vurgulayarak, bu yıl temmuz ayının son 55 yılın en sıcak temmuzu olarak kaydedildiğini ve ülkedeki yağışların 2025'te ortalamanın yüzde 27 altında ve son 52 yılın en düşük seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Bilimsel çalışmaların, daha uzun kurak dönemlerin, yoğun sıcak hava dalgalarının ve kısa süreli etkili aşırı yağışların, önümüzdeki yıllarda daha sık yaşanacağını gösterdiğini ifade eden Yumaklı, havza ölçeğinde yaptıkları tüm çalışmalarda içme-kullanma suyu, ekosistem gereklilikleri, tarım, sanayi ve diğer kullanımlar arasındaki dengeyi gözetmeye çalıştıklarını anlattı. "SIRADAKİ DİĞER GÖLLER VAR" Risk altındaki göllere yönelik alınan kararlara dair açıklamada bulunan Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, "Eğirdir ve Burdur gölleri için eylem planlarını açıkladık, şimdi sırada diğer göllerimiz var. Her bir gölün hidrolojik ve ekolojik özelliklerini, kullanım amaçlarını, koruma statülerini göz önüne alarak belirlenen risklere göre tedbirlerimizi aldık. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızın bu planların oluşumunda ciddi katkıları oldu, katkı sunan tüm taraflara ve özellikle hocalarımıza teşekkür ediyorum. Şebeke kayıplarının azaltılması, sulama sistemlerinin modernizasyonu, arıtılmış atık suların yeniden kullanımı, alt havzalardan su transferleri gibi tedbirler bu eylem planlarına dahil edildi. Eber, Akşehir, Bafa, Beyşehir, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için hazırladığımız eylem planlarını yakında kamuoyuyla paylaşacağız." diye konuştu.

Tarımda yeni dönem: Çevre dostu tarımsal uygulamalar başladı Haber

Tarımda yeni dönem: Çevre dostu tarımsal uygulamalar başladı

Yeni Tebliğ: Çevre dostu tarımsal uygulamalar zorunlu oldu Tarım ve Orman Bakanlığı, tarımsal faaliyetlerden kaynaklanan nitrat kirliliğine karşı suların korunmasını hedefleyen ve çevre dostu tarımsal uygulamalar içeren yeni bir tebliği bugünkü Resmî Gazete'de yayımlayarak yürürlüğe koydu. "Nitrata Hassas Bölgelerin Belirlenmesi, Çevre Dostu Tarımsal Uygulamalar ve Nitrat Eylem Planının Uygulanması, İzlenmesi ve Raporlanmasına İlişkin Tebliğ (TEBLİĞ NO: 2025/17)" başlığıyla yayımlanan düzenleme, çiftçiler için su kaynaklarını korumaya yönelik bir dizi zorunlu ve gönüllü kural getiriyor. Tebliğin temel amacı, tarım arazisine uygulanacak hayvan gübresi miktarını sınırlayarak, yer altı ve yüzey sularındaki nitrat konsantrasyonunun 50 mg/L miktarını geçmemesini ve ötrofikasyonun önlenmesini sağlamaktır. Bu kapsamda, nitrat oranı 50 mg/L'yi aşan veya bu sınıra ulaşma riski taşıyan suları etkileyen bölgeler "Nitrata Hassas Bölge (NHB)" olarak belirlendi. Tebliğde yer alan çevre dostu tarımsal uygulamalar, bu hassas bölgelerdeki tüm tarımsal işletmeler için zorunlu hale getirilirken, diğer bölgeler için gönüllülük esasına dayanıyor. Ancak önemli bir istisna olarak, Nitrata Hassas Olmayan Bölgelerde dahi yıllık 3500 kg ve üzeri azot üreten hayvancılık işletmeleri, gübre depolama ve gübre yönetim planlarına ilişkin kurallara uymak zorunda olacak. Bu zorunluluk, Nitrata Hassas Bölgelerdeki işletmeler için yıllık 1600 kg ve üzeri azot üretimi olarak belirlendi. Çevre dostu tarımsal uygulamalar neler getiriyor? Yeni düzenleme ile tarımsal faaliyetlere bir dizi önemli kural getirildi. Çiftçilerin uyması gereken başlıca çevre dostu tarımsal uygulamalar şunları içeriyor: * Gübreleme Sınırları ve Zamanlaması: Hayvan gübresi ile uygulanan toplam azot miktarı, Nitrata Hassas Bölgelerde hektara 170 kg'ı geçemeyecek. Ayrıca toprağın donmuş, karla kaplı, suyla doymuş veya sele maruz kalmış olduğu durumlarda gübre uygulaması yapılamayacak. Belirlenen "kapalı dönemlerde" gübreleme yapılması yasaklandı. * Su Kaynaklarını Koruma: Gübre uygulaması sırasında göl, nehir ve içme suyu kaynakları gibi su kaynakları ile tarla arasında belirli mesafeler bırakılması zorunlu kılındı. Örneğin, eğimi %12'den fazla olan arazilerde nehirlere 20 metre, içme suyu kaynaklarına ise 100 metre mesafe bırakılacak. * Hayvansal Gübre Depolama: Yıllık 1600 kg (NHB'de) ve 3500 kg (diğer bölgelerde) üzeri azot üreten işletmelerin, en az 6 aylık gübreyi depolayabilecek kapasitede sızdırmaz depolama tesisi yapması zorunlu hale getirildi. Depoların ve hayvan gezinti alanlarının zeminlerinin sızdırmaz olması gerekiyor. * Anız Yakma Yasağı: Hasat sonrası kalan bitki artıklarının yakılması yasaklandı ve bunun yerine toprağa karıştırılmasını sağlayacak ekipmanların kullanılması teşvik edildi. * Sulama ve Arazi Yönetimi: Aşırı sulamadan kaçınılması, yüzey akışına izin verilmemesi ve su kullanım verimliliği en yüksek olan basınçlı sulama yöntemlerinin (damla, yağmurlama) tercih edilmesi gerektiği vurgulandı. Eğimli arazilerde ise sürümün eğime dik yapılması gerekiyor. * Kayıt Zorunluluğu: Tarımsal işletmelerin gübreleme planları, hayvan varlığı, uygulanan sulama yöntemi gibi tüm faaliyetlerini kayıt altına alması ve bu kayıtları beş yıl süreyle saklaması zorunlu tutuldu. Tebliğ ekinde, Bursa'dan Şanlıurfa'ya, İzmir'den Trabzon'a kadar Türkiye'nin dört bir yanındaki il ve ilçelere bağlı yüzlerce köy ve mahalleyi içeren Nitrata Hassas Bölgeler listesi de yayımlandı. Bakanlık, bu bölgelerde nitrat eylem planlarının uygulanmasını yakından izleyecek ve denetleyecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.