>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Medya

NEWSTURK - Sosyal Medya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Medya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Son Dakika: Tokat Niksar Depremi Çevre İlleri Salladı Haber

Son Dakika: Tokat Niksar Depremi Çevre İlleri Salladı

Tokat'ın Niksar ilçesinde gece saatlerinde meydana gelen Tokat Niksar depremi, bölge genelinde büyük bir endişeye yol açtı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından paylaşılan resmi verilere göre, sarsıntı 13 Mart 2026 tarihinde saat 03:35 sularında kaydedildi. Yerel halkın uykuda olduğu sırada gerçekleşen bu doğa olayı, çevre illerde de oldukça net bir şekilde hissedildi. Yetkililer, olayın hemen ardından saha tarama çalışmalarına başlayarak durum tespiti yapılması için ekipleri seferber etti. ​Tokat Niksar Depremi Teknik Detayları ve Merkez Üssü ​Yapılan teknik incelemeler sonucunda, sarsıntının merkez üssünün tam olarak Niksar ilçesi olduğu kesinleşti. Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, yerin yaklaşık 6.37 kilometre derinliğinde gerçekleşen bu sismik hareketlilik, sığ odaklı bir deprem olması nedeniyle yüzeyde oldukça güçlü hissedildi. Kandilli Rasathanesi ve AFAD'ın eş zamanlı verileri, depremin büyüklüğünü 5.5 (Mw) olarak raporladı. Bu ölçekteki bir sarsıntı, özellikle eski yapılar üzerinde risk oluşturabileceği için bölgedeki güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarıldı. ​Bölge Valiliklerinden Gelen İlk Açıklamalar ​Depremin hemen ardından bölgedeki mülki amirler durum değerlendirmesi yaptı. Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, Tokat Valiliği tarafından yapılan ilk açıklamada şu an için can kaybı veya ciddi bir yaralanma ihbarı alınmadığı ifade edildi. Samsun, Amasya, Çorum ve Sivas gibi komşu illerde de hissedilen Tokat Niksar depremi, bu bölgelerdeki vatandaşlar arasında da kısa süreli paniğe neden oldu. İlgili birimler, yerel belediyeler ve AFAD koordinasyonunda özellikle kırsal alanlardaki yapı stokunun kontrol edilmesi için çalışmalarını sürdürüyor. ​Bilimsel Perspektif: Kuzey Anadolu Fay Hattı Etkisi ​Yer bilimciler, bu hareketliliğin Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın (KAF) aktif kollarından biri üzerinde gerçekleştiğini vurguluyor. Uzmanlar tarafından yapılan değerlendirmelerde, Tokat Niksar depremi gibi sismik olayların bu bölge için beklenen hareketler olduğu ve bölgenin geçmişinde benzer büyüklükte olayların yaşandığı hatırlatıldı. Özellikle 1942 yılındaki tarihi kayıtlara atıfta bulunan uzmanlar, vatandaşların hasarlı binalardan uzak durmaları ve resmi makamların uyarılarını dikkate almaları gerektiğini belirtiyor. Bakanlık düzeyinde yapılan açıklamalarda ise hasar tespit çalışmalarının titizlikle yürütüleceği ve vatandaşların mağdur edilmeyeceği bildirildi. ​Şu ana kadar elde edilen bilgiler, bölgedeki iletişim ve ulaşım ağlarında herhangi bir kopma yaşanmadığını gösteriyor. Ancak tedbir amaçlı olarak bazı noktalarda elektrik kesintileri yapılabileceği, bu durumun tamamen güvenlik prosedürleri çerçevesinde olduğu ifade ediliyor. Yetkililer, asılsız sosyal medya paylaşımlarına itibar edilmemesi ve yalnızca resmi kurumların veri akışının takip edilmesi konusunda uyarılarını yineliyor. ​Siz de bölgedeki son durumu yakından takip etmek için resmi duyuru kanallarını izlemeye devam edebilirsiniz.

Zafer Partisi Teşkilat Eğitimi İstanbul’da Yapıldı Haber

Zafer Partisi Teşkilat Eğitimi İstanbul’da Yapıldı

Zafer Partisi Teşkilat Eğitimi İstanbul'da Büyük İlgiyle Başladı ​Zafer Partisi, Türkiye’nin siyasi geleceğine yön verecek kadrolarını hazırlamak ve teşkilat yapısını modern siyasetin gerekliliklerine uygun hale getirmek amacıyla başlattığı kapsamlı eğitim faaliyetlerine İstanbul’da devam etti. 25 Ocak Pazar günü yoğun bir katılımla gerçekleştirilen ve NewsTurk ekibinin bizzat yerinde takip ettiği program, Genel Başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın açılış hitabıyla başladı. Parti içi eğitim faaliyetlerinin hız kesmeden süreceğini belirten Özdağ, teşkilat mensuplarına yönelik yaptığı konuşmada hem Türkiye’nin geleceğine dair seçim öngörülerini paylaştı hem de partisine yönelik sistematik saldırılara karşı izlenecek yeni yol haritasını açıkladı. Bu kapsamda düzenlenen Zafer Partisi teşkilat eğitimi, partinin orta ve uzun vadeli stratejilerinin tabana en doğru şekilde aktarılması açısından hayati bir önem taşıyor. ​Programın İstanbul ayağında, teşkilat yapısının profesyonelleşmesi ve saha çalışmalarında tek sesliliğin sağlanması adına akademik bir disiplin ön plana çıkarıldı. Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, partinin bu eğitim modeli sadece teorik bir bilgilendirme süreci değil, aynı zamanda Türkiye'nin temel sorunlarına getirilen bilimsel çözümlerin halka arz edilmesi sürecidir. NewsTurk muhabirlerinin gözlemlediği üzere, katılımcıların motivasyonu ve programın içeriği, partinin önümüzdeki döneme ne kadar hazırlıklı olduğunun somut bir göstergesi niteliğindeydi. ​Zafer Partisi Teşkilat Eğitimi ve 2027 Kasım Seçim Öngörüsü ​Programın en çok dikkat çeken ve siyaset kulislerinde yankı uyandıran bölümü, Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın seçim tarihine ilişkin yaptığı projeksiyon oldu. Özdağ, konuşmasında Türkiye’nin bir sonraki genel seçim sürecine 2027 yılının Kasım ayında gireceğini öngördüğünü ifade etti. Bu tarihin stratejik bir hedef olduğunu vurgulayan Özdağ, teşkilatın şimdiden bu takvime odaklanarak tüm hazırlıklarını tamamlaması gerektiğini belirtti. Zafer Partisi teşkilat eğitimi oturumlarında da bu seçim takvimine uygun olarak yerel yönetimler, genel siyaset stratejileri ve seçmenle kurulacak iletişim modelleri üzerinde duruldu. ​Ümit Özdağ, seçim sath-ı mailine girilirken partinin karşılaşacağı zorluklara da değinerek, 2027 Kasım tarihinin rastgele seçilmediğini, ülkenin ekonomik ve sosyolojik verilerinin bu dönemi işaret ettiğini savundu. NewsTurk tarafından analiz edilen bu stratejik yaklaşım, partinin saha çalışmalarını ve üye kazanım süreçlerini önümüzdeki iki yıl boyunca kademeli olarak artıracağına işaret ediyor. Uzman görüşleri de partinin bu "hızlandırılmış" eğitim modeliyle Türkiye genelindeki tüm il ve ilçe başkanlıklarını ortak bir doktrin etrafında birleştirmeyi ve olası bir erken seçime karşı en hazır yapı olmayı hedeflediğini gösteriyor. ​Dijital Kuşatma ve Dezenformasyona Karşı Strateji ​Genel Başkan Özdağ, konuşmasının önemli bir kısmını kendisine ve partisine yönelik artan sistematik dijital saldırılara ayırdı. Sosyal medya platformları üzerinden yürütülen operasyonlarda AKP, MHP, FETÖ ve PKK iltisaklı olduğu belirtilen trol hesapların şaşırtıcı bir fikir birliğiyle hareket ettiğine dikkat çeken Özdağ, bu durumu siyasi mücadelenin bir parçası olarak gördüğünü belirtti. Bu saldırıların kendisini ve partisini yıldırmadığını aksine "saldırılar azaldığında bir şeyleri eksik yaptığını düşünerek üzüldüğünü" esprili fakat kararlı bir dille ifade eden Özdağ, bu baskıların doğru yolda olduklarının en net kanıtı olduğunu vurguladı. ​Zafer Partisi teşkilat eğitimi sırasında gündeme getirilen bir diğer kritik konu ise FETÖ elebaşının talimatıyla başlatılan ve hala devam ettiği iddia edilen PKK iftiraları oldu. Özdağ, kendisine yönelik atılan bu asılsız iddiaların Türk milliyetçiliği zeminini zayıflatmaya yönelik dış destekli operasyonlar olduğunu savundu. Teşkilat üyelerine bu tür provokasyonlara karşı bağışıklık kazanmaları ve soğukkanlılıklarını korumaları gerektiğini hatırlatan Özdağ, dijital dezenformasyonla mücadelenin artık bir vatan savunması kadar önemli hale geldiğini ifade etti. ​Program Odaklı Siyaset: Çözüm Önerileriyle Halkın Karşısına Çıkmak ​Ümit Özdağ, teşkilat mensuplarına yönelik yaptığı konuşmada saldırılara karşı izlenecek yeni stratejiyi de net bir şekilde çizdi. Saldırılara aynı sertlikte veya kişisel polemiklerle karşılık vermek yerine, enerjinin tamamen halka partinin programlarını anlatmaya harcanması gerektiğini söyledi. Özdağ, "Hiçbir partinin programı bizimki kadar dolu değil; ülkenin kangrenleşmiş sorunlarına yönelik bu kadar kapsamlı çözümler başka hiçbir yapıda bulunmuyor" diyerek teşkilatın elindeki en büyük gücün "çözüm odaklı siyaset" olduğunu vurguladı. ​NewsTurk ekibinin notlarına göre Özdağ, Türkiye'nin ekonomik buhranından sığınmacı meselesine, eğitimdeki nitelik kaybından bölgesel kalkınma planlarına kadar her alanda Zafer Partisi'nin hazır projeleri olduğunu belirtti. Teşkilat üyelerine verilen talimatta, "Trol saldırılarıyla uğraşmak yerine kapı kapı gezerek partimizin programını anlatın, Türkiye'nin çıkış yolunun bu programlarda olduğunu insanlara gösterin" denildi. Bu yaklaşım, partinin önümüzdeki dönemde reaksiyonel siyasetten aksiyonel siyasete geçeceğinin ve gündemi çözüm önerileriyle belirleyeceğinin sinyallerini verdi. ​Akademik Kadro ile Stratejik Eğitim Oturumları ​Eğitim programının teknik kısmında Genel Başkan Vekili Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu ve beraberindeki uzman heyet görev aldı. Teşkilat mensuplarına yönelik verilen derslerde kriz yönetimi, toplumsal iletişim teknikleri ve stratejik planlama gibi başlıklar ele alındı. Zafer Partisi teşkilat eğitimi sürecinin bir parçası olarak gerçekleştirilen bu oturumlarda, Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu’nun disiplin ve saha organizasyonu konusundaki sunumları katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. ​Bu eğitimlerin temel amacı, partinin çözüm önerilerini bilimsel temellere dayandıran bir kadro hareketi olduğunu göstermek olarak özetlendi. Programda yer alan profesörler, teşkilat üyelerine hızlandırılmış bir müfredat sunarak, sahadaki vatandaşın sorularına en doğru ve verimli yanıtların nasıl verilmesi gerektiğini uygulamalı olarak gösterdi. Raporların ortak görüşü, partinin bu akademik desteği sayesinde siyasi söylemlerini daha rasyonel ve ikna edici bir zemine oturttuğu yönündedir. ​Sonuç: Sahada Bilinçli ve Eğitimli Bir Hareket ​İstanbul'da düzenlenen bu dev organizasyon, Zafer Partisi'nin sadece meydanlarda değil, aynı zamanda veri odaklı siyasetin yapılacağı masalarda da etkin olacağını gösterdi. Zafer Partisi teşkilat eğitimi serisinin İstanbul ayağı, kadroların motivasyonunu artırırken, Genel Başkan Ümit Özdağ'ın "2027 Kasım" hedefi partinin yol haritasını netleştirdi. ​Trol saldırıları ve dezenformasyon kampanyalarına karşı "programla direnme" kararı alan teşkilat, İstanbul'dan edindiği bu akademik birikimi Anadolu'nun dört bir yanına taşımaya hazırlanıyor. NewsTurk olarak izlediğimiz bu süreç, Türk siyasetinde akademik kadroların parti teşkilatlarıyla bu denli yoğun temas kurduğu ve polemik yerine proje odaklı bir dile yöneldiği nadir örneklerden biri olarak kayıtlara geçti.

Bakan Tunç'tan 11. Yargı Paketi paylaşımı. Haber

Bakan Tunç'tan 11. Yargı Paketi paylaşımı.

Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen 11. Yargı Paketi ile çocukların suç örgütleri tarafından istismarının önlenmesinin amaçlandığını ifade etti. Adaletin daha etkili hale getirilmesi ve caydırıcılığın artırılmasına yönelik düzenlemelerin bulunduğu bu paketin, örgütlü suçlarla mücadeleyi daha etkili kılacağı belirtildi. ANKARA (İGFA) - Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Türkiye Yüzyılı Yargı Reformu Strateji Belgesi çerçevesinde hazırlanan 11. Yargı Paketi’nin, TBMM Genel Kurulu’nda onaylandığını duyurdu. Bakan Tunç, bu paketin adaleti güçlendirme ve caydırıcılığı artırmadaki rolünün yanı sıra, çocuk merkezli bir reform yaklaşımını da ortaya koyduğunu belirtti. Paket dahilinde, Türk Ceza Kanunu’nun 220. maddesinde yapılan düzenleme ile çocukların suç örgütlerinde kullanılması halinde, örgüt liderlerine verilen cezaların artırılması sağlandı. Suç örgütü kurma, yönetme ve üyesi olma suçlarına getirilen hapis cezası artışları ile caydırıcılık pekiştirildi. Örgüt kurma ve yönetme cezaları 5 yıldan 10 yıla, örgüt üyeliği üst sınırı ise 5 yıla çıkarıldı. Ayrıca, silahlı örgüt durumunda ceza artırımına gidildi. Bakan Tunç, sosyal medya üzerinden yaptığı infografik destekli paylaşımda, “Yapılan düzenlemeler, çocuklarımızın suç örgütleri tarafından sömürülmesine karşı güçlü ve net bir duruş sergilemektedir. Amacımız, suçların meydana gelmesine engel olmak, suç örgütlerinin insan kaynağını ortadan kaldırmak ve çocuklarımızı her türlü suçtan koruyan bir adalet sistemini gerçekleştirmektir” sözlerini kullandı.

Kapıkule'de 31 kilogram kokain ele geçirildi Haber

Kapıkule'de 31 kilogram kokain ele geçirildi

Edirne'de uluslararası uyuşturucu madde kaçakçılığı yapan kişilere yönelik gerçekleştirilen operasyonda 31 kilogram kokain ele geçirilirken, iki zanlı gözaltına alındı. ANKARA (İGFA) - Edirne Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüğü ekiplerinin koordineli çalışmaları sonucunda; Kapıkule Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü ile işbirliği yapılarak Kapıkule Gümrük sahasında bir operasyon düzenlendi. Operasyonun detaylarını İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabından paylaştı. Sayın Bakan Yerlikaya, operasyonda E.E. ve T.Ç. adlı zanlıların yakalandığını açıklarken, uluslararası uyuşturucu ile mücadelede güncel verileri de değerlendirdi. https://twitter.com/AliYerlikaya/status/2004163661753892907 2025 yılının ilk 11 ayında sürdürülen kesintisiz operasyonlar sonucunda 1,8 ton kokainin ele geçirildiğini belirten Bakan Yerlikaya, 51 yabancı Narkotik Organize Suç Örgütü üye ve yöneticisini yakalayarak ülkelerine iade ettiklerini, bu yıl çökertilen 634 organize suç örgütünden 22'sinin Uluslararası Narkotik Organize Suç Örgütü olduğunu bildirdi. Bakan Yerlikaya, paylaşımında, "Baronundan torbacısına kadar uyuşturucu ile mücadelemiz, insanlık suçu olan uyuşturucudan, başta gençlerimiz olmak üzere tüm insanlarımızı korumaktır. Emeği geçen herkesi ve polis teşkilatımızı tebrik ediyorum." ifadelerine yer verdi.

TDK 2025 yılının kelimesini oylamaya açtı Haber

TDK 2025 yılının kelimesini oylamaya açtı

Türk Dil Kurumu, resmi web sitesi üzerinden düzenlediği anketle halkın karşısına “2025 yılını simgeleyen kelime/kavram sizce nedir?” sorusuyla çıktı. ANKARA (İGFA) - Türk Dil Kurumu (TDK) ve Ankara Üniversitesi, İletişim Araştırmaları ve Uygulama Merkezi (İLAUM) ortaklığında yapılan “2025 Yılının Kelimesi/Kavramı” projesinde, Değerlendirme Kurulu'nun tavsiyeleri ve halktan gelen önerilerin değerlendirilmesi sonucu belirlenen 5 kelime/kavram halkoyuna sunuldu. TDK'nin resmi web sitesi (anket.tdk.gov.tr) üzerinden erişime açılan ankette, “Sizce 2025 yılını temsil eden kelime/kavram hangisidir?” şeklinde bir soru soruldu. Ankette yer alan kavramlar, günümüz dünyasının sosyal, ahlaki ve kültürel meselelerine işaret eden ifadelerden oluşuyor. Seçenekler arasında; bireylerin gerçek hayatta sorumluluk almayıp sosyal medya paylaşımları aracılığıyla vicdanlarını rahatlatmalarını ifade eden “dijital vicdan”, yoğun zulüm karşısında duyarsızlaşmayı ifade eden “vicdani körlük” ve hem manevi çöküş hem de küresel ısınmaya bağlı susuzluğu akla getiren “çorak” kelimesi bulunuyor. Ankette ayrıca, iyi niyete rağmen sorumluluk yüklenmekten kaçınmayı anlatan “eylemsiz merhamet” ile bireylerin dil, düşünce ve yaşam biçimi açısından tek tipleşmesini anlatan “tek tipleşme” kavramları da yer aldı. TDK’nin bu çalışması, yalnızca bir kelime seçmekten öte; toplumun 2025’e hangi his, sorun ve kavramlarla baktığını anlamayı hedefliyor.

Influencerlar siber saldırıların yeni hedefi halinde Haber

Influencerlar siber saldırıların yeni hedefi halinde

Küresel siber güvenlik devi ESET, influencer hesaplarını hedef alan saldırıları mercek altına aldı. Hesap çalınmaları yalnızca mağdurlar için değil, aynı zamanda onların takipçileri ve olası marka müşterileri için de ciddi zararlar doğurabilir. İSTANBUL (İGFA) - Influencer olmak, geniş bir sosyal medya takipçisine sahip olmanın yanında önemli güvenlik tehditlerini de getirebilir. Araştırmalar, sektördekilerin yaklaşık yarısının yılda sadece 15 bin dolar veya altında kazanç sağladığını, yalnızca 10 kişiden birinin ise 100 bin doların üzerinde gelir elde ettiğini göstermektedir. Uzmanlar, siber saldırganların hedefleyecekleri hesaplarda bazı kriterlere odaklandıklarını belirtiyor: yüksek takipçi sayısı, uzun dönemli güven ilişkisi ve hesap doğrulama rozeti. Bu tür hesaplar, dolandırıcılık, kötü amaçlı yazılım yayma ya da şantaj gibi işlemler için kolayca av haline geliyor. Siber suçlular, ele geçirdikleri influencer hesaplarını ya yüksek fiyatlarla satıyor ya da bizzat kullanıyor. Bu hesaplar, kripto yatırım dolandırıcılıkları, ‘hızlı zengin olma’ projeleri veya zararlı yazılımları takipçilerin cihazlarına yaymak amacıyla bağlantılar için kullanılabilir. Ayrıca, bu hesaplar aracılığıyla çevrimiçi ticaret işlemleri ele geçirildiğinde, takipçilerden elde edilen gelirler başka yerlere aktarılabiliyor. Uzmanlar, influencerların güçlü parolalar oluşturmaları, iki aşamalı doğrulama kullanmaları ve hesap erişimlerini düzenli takip etmeleri gerektiğini belirtiyor. Aksi halde, takipçileri kimlik hırsızlığı tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir, markalar itibar kaybı yaşayabilir ve içerik üreticileri doğrudan mali zararla karşı karşıya kalabilir. İnfluencerların sosyal medya hesaplarını güvende tutmaları için bazı öneriler: Daha uzun süre uğraştıran, güçlü ve benzersiz parolalar seçmeliler. Metin tabanlı 2FA yerine uygulama tabanlı 2FA (Google Authenticator veya Microsoft Authenticator gibi) kullanmayı tercih edin. Bu, hackerlar parolayı ele geçirse bile girişlerini engeller. Kimlik avı konusunda daha fazla bilinçli olmak; özellikle hackerların influencer'ları çekmek için kullandıkları, büyük markalarla karlı sponsorluk anlaşmaları gibi tuzaklara karşı. Eğer bir şey gerçek olamayacak kadar iyi görünüyorsa genellikle öyledir. İş ve kişisel kullanımlar için farklı cihazlar ve e-posta hesapları kullanın; iş için olanlara daha sağlam güvenlik önlemleri alın. Tüm cihazlarda tanınmış bir sağlayıcıdan güvenlik yazılımı kullanın. Bu yazılımlar kötü yazılımları engeller ve kimlik avı e-postalarını durdurur. Tüm cihaz ve bilgisayar yazılımlarını veya işletim sistemlerini her zaman en güncel ve güvenli sürümüyle güncelleyin. Resmi olmayan uygulama mağazalarından uygulama indirmekten kaçının, çünkü bu mağazalar zarar verici yazılımlar içerebilir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.