>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soruşturma

NEWSTURK - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şile Belediyesi'nin tutuklu CHP'li meclis üyeleri istifa etti! Haber

Şile Belediyesi'nin tutuklu CHP'li meclis üyeleri istifa etti!

CHP’li Şile Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları çerçevesinde sürdürülen soruşturmanın ikinci dalga operasyonunda gözaltına alınan 22 şüpheliden 15’i tutuklandı. Tutuklanan iki CHP’li meclis üyesi görevlerinden ayrıldı. Nurcan KIRCALI / İSTANBUL (İGFA) - CHP’li Şile Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk iddiaları çerçevesinde yürütülen soruşturma, ikinci dalga operasyonla devam etti. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 22 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturma sürecinde suç örgütü bağlantılarını saptamak için HTS kayıtları ve MASAK raporları detaylı bir şekilde incelendi. Şile Belediyesine yönelik sürdürülen ‘rüşvet’ soruşturmasının ikinci dalgasında gözaltına alınan 22 şüpheliden, Meclis Üyeleri Ali Çetin Arslanalp ve Halis Kökbalık ve Şile Belediyesi İmar Müdürü Aslı Kotan’ın da dahil olduğu 15’i tutuklandı. Doktor raporları doğrultusunda iki kişi serbest bırakılmıştı. 10 Temmuz’da düzenlenen ilk operasyonda, Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, Oğuz Kaçmaz, Tuncay Tolga Özçakmak, Ali Şafak ve Evren Buçhan tutuklanmıştı. Aynı operasyonda Aslı Kotan ise adli kontrolle serbest bırakılmıştı. 2024 YEREL SEÇİMLERİNDE CHP MECLİS ÜYESİ SEÇİLEN 2 KİŞİ İSTİFA ETTİ İlçede yaşanan gelişmelerin ardından tutuklanan CHP’li 2 Meclis Üyesinin görevlerinden istifa ettiği duyuruldu. Edinilen bilgilere göre; (CHP) Şile Belediye Meclisi’nde görev alan meclis üyeleri Halis Kökbalık ve Ali Çetin Arslanalp, meclis üyeliğinden ayrıldı. İstifaların ardından CHP’nin yedek listesinde bulunan Yeliz Gökçe Binici ve Abdullah Gedik’in Şile Belediye Meclisi üyeliğine getirildiği bildirildi.

Şile Belediyesi Operasyonu Kapsamında 23 Kişiye Gözaltı Kararı Haber

Şile Belediyesi Operasyonu Kapsamında 23 Kişiye Gözaltı Kararı

İstanbul merkezli yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarında yeni bir safhaya geçildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından koordine edilen Şile Belediyesi operasyonu, sabahın erken saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı baskınlarla genişletildi. Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin titizlikle yürüttüğü çalışmalar neticesinde, belediye bünyesindeki rüşvet ve irtikap suçlarına ilişkin elde edilen yeni deliller doğrultusunda 23 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. NewsTurk tarafından edinilen bilgilere göre, gözaltı listesinde bulunan isimlerden birinin halihazırda başka bir suçtan dolayı cezaevinde olduğu, diğer 22 şüphelinin ise yakalanarak emniyete götürüldüğü bildirildi. ​Soruşturmanın Derinleşen Detayları ve İkinci Dalga ​Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, bu sabah gerçekleştirilen operasyon Temmuz 2025'te başlatılan ilk dalganın devamı niteliğindedir. İlk operasyonda aralarında Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı'nın da bulunduğu üst düzey yetkililerin tutuklanmasının ardından, müfettişler ve savcılık makamı elde edilen dijital materyaller, HTS kayıtları ve MASAK raporları üzerindeki incelemelerini derinleştirdi. Yapılan teknik incelemeler, belediye içerisindeki yolsuzluk ağının sanılandan daha geniş bir yapıya sahip olduğunu ortaya koydu. ​Özellikle şüphelilerin banka hesap hareketleri ve telefon trafiği üzerinde yapılan çapraz kontroller, "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" iddiasını güçlendiren yeni bulgular sağladı. Savcılık kaynakları, bu ikinci dalga operasyonun, önceki süreçte itirafçı olan isimlerin ve etkin pişmanlık yasasından faydalanan şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda şekillendiğini belirtmektedir. ​Şile Belediyesi Operasyonu Kapsamındaki Ağır İddialar ​Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, soruşturmanın temelini yapı ruhsatları ve imar izinleri karşılığında talep edilen yüksek meblağlı rüşvetler oluşturmaktadır. Soruşturma dosyasında yer alan tanık ifadeleri, belediye yönetimindeki bazı isimlerin ruhsat işlemlerini kasten geciktirdiğini ve ardından "başkanın ricası" veya "yardım" adı altında iş insanlarından para talep ettiğini iddia etmektedir. ​Özellikle bir inşaat firması sahibinin, parselli inşaatlarının ruhsatı için kendisinden 250 bin Euro istendiği, pazarlıklar sonucunda bu rakamın 125 bin Euro'ya indirildiği ve ilk taksit olarak 20 bin Euro'yu elden teslim ettiği yönündeki beyanları dosyanın en somut delilleri arasında gösterilmektedir. Ayrıca bir otel sahibinin, otel ruhsatı alabilmek adına belediye yetkililerine 8 milyon TL rüşvet verdiğini itiraf etmesi, kamuoyunda infial yaratan bir diğer önemli gelişme olmuştur. ​Teknik Takip ve Suçüstü Görüntüleri ​Soruşturmanın en dikkat çekici unsurlarından biri, belediyenin hukuk işlerinden sorumlu avukatının bir rüşvet teslimatı sırasında suçüstü yakalanmış olmasıdır. İstanbul Mali Şube ekiplerinin teknik ve fiziki takibi sonucu, yapı ruhsatı karşılığında talep edilen 20 bin Euro'nun teslim edildiği anlar kayıt altına alınmış ve bu görüntüler dava dosyasına eklenmiştir. ​NewsTurk muhabirlerinin ulaştığı bilgilere göre, şüphelilerin kendi aralarındaki iletişimde şifreli ifadeler kullandığı, ancak MASAK tarafından hazırlanan ön inceleme raporlarının, bu illegal para trafiğini net bir şekilde deşifre ettiği vurgulanmaktadır. Telefon trafiği (HTS) kayıtları ise şüphelilerin rüşvet pazarlıkları sırasında hangi konumda bulunduklarını ve kimlerle irtibat kurduklarını saniye saniye ortaya koymuştur. ​İlk Operasyonda Kimler Tutuklanmıştı? ​Temmuz 2025 tarihinde gerçekleştirilen ilk dalga operasyonda adalet mekanizması oldukça hızlı işlemişti. O dönemde gözaltına alınan Şile Belediye Başkanı Özgür Kabadayı, Belediye Başkan Yardımcısı Tuncay Tolga Özçakmak, Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz, Belediye Hukuk İşlerinden Sorumlu Avukat Ali Şafak ve Ruhsat Şefi Evren Buçhan, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. ​Belediye başkanı Kabadayı'nın savunmasında suçlamaları reddettiği ve bazı eylemlerin başkan yardımcısının bilgisi dahilinde gerçekleşmiş olabileceğini iddia ettiği belirtilse de, mahkeme kuvvetli suç şüphesi nedeniyle tutuklama kararı vermişti. Bugün yapılan ikinci dalga operasyonla, bu isimlerle irtibatlı olduğu değerlendirilen alt kademe personel ve rüşvet çarkına aracılık ettiği öne sürülen siviller hedef alınmıştır. ​Hukuki Süreç ve Gelecek Adımlar ​İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma, "rüşvet", "irtikap", "ihaleye fesat karıştırma" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçları kapsamında devam etmektedir. Bugün gözaltına alınan 22 şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilmeleri beklenmektedir. ​Uzmanlar, bu tür geniş kapsamlı belediye operasyonlarının idari boyutunun da olacağına dikkat çekmektedir. İçişleri Bakanlığı'nın soruşturmanın selayeti açısından belediye bünyesinde yeni bir idari denetim başlatabileceği öngörülmektedir. Şile Belediyesi operasyonu kapsamında elde edilen her yeni bilgi ve belgenin, yolsuzlukla mücadele çerçevesinde emsal teşkil edeceği belirtilmektedir. Gelişmeler ve davanın seyri NewsTurk üzerinden anlık olarak paylaşılmaya devam edecektir.

Fanil Sarvarov suikastı sonrası Rusya Ukrayna'yı suçladı Haber

Fanil Sarvarov suikastı sonrası Rusya Ukrayna'yı suçladı

​Fanil Sarvarov suikastı: Moskova'da Korgeneral öldürüldü ​Rusya'nın başkenti Moskova, bugün sabah saatlerinde yüksek rütbeli bir subayı hedef alan kanlı bir saldırıyla sarsıldı. Rusya Genelkurmay Başkanlığı bünyesinde kritik bir görev yürüten Korgeneral Fanil Sarvarov, aracına yerleştirilen patlayıcının infilak etmesi sonucu hayatını kaybetti. Fanil Sarvarov suikastı olarak kayıtlara geçen bu olay, Rus askeri komuta kademesine yönelik son bir yıl içinde gerçekleştirilen üçüncü büyük saldırı olma özelliğini taşıyor. Rus yetkililer saldırının arkasında Ukrayna istihbarat servislerinin olabileceği ihtimali üzerinde duruyor. ​Fanil Sarvarov suikastı: Saldırının detayları netleşiyor ​Olay, 22 Aralık 2025 Pazartesi sabahı Moskova'nın güneyindeki Orekhovo-Borisovo Yuzhnoye bölgesinde meydana geldi. 56 yaşındaki Korgeneral Fanil Sarvarov, Yasenevaya Caddesi üzerinde bulunan konutunun yakınındaki park alanında aracına bindiği sırada şiddetli bir patlama yaşandı. Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, patlama korgeneralin kullandığı beyaz renkli Kia Sorento marka aracın altına yerleştirilen el yapımı bir patlayıcının (IED) infilak etmesiyle gerçekleşti. ​Görgü tanıkları ve güvenlik kamerası kayıtlarına göre patlama, yerel saatle sabah 07:00 ile 10:40 arasındaki zaman diliminde, aracın hareket etmesinden kısa bir süre sonra tetiklendi. Ağır yaralanan Sarvarov, olay yerindeki ilk müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Patlamanın şiddetiyle çevredeki binaların camları kırılırken, NewsTurk kaynaklarından alınan bilgilere göre olay yerinde geniş çaplı bir güvenlik kordonu oluşturuldu ve adli tıp uzmanları incelemelerine başladı. ​Soruşturmanın odağında Ukrayna istihbaratı var ​Rusya Soruşturma Komitesi, olayın hemen ardından "cinayet" suçlamasıyla resmi bir soruşturma başlattı. Komite sözcüsü Svetlana Petrenko tarafından yapılan açıklamada, müfettişlerin saldırıyla ilgili çok sayıda senaryoyu değerlendirdiği ifade edildi. Bağımsız haber kaynaklarında doğrulanan bilgilere göre, soruşturmanın birincil odak noktası, saldırının Ukrayna özel servisleri tarafından planlanmış ve organize edilmiş olması ihtimalidir. ​Saldırı biçiminin profesyonelce kurgulanmış olması, kurbanın takip edildiğini ve rutinlerinin önceden belirlendiğini gösteriyor. Ukrayna tarafı, saldırıya ilişkin henüz resmi bir sorumluluk üstlenme veya yalanlama beyanında bulunmadı; ancak daha önce Rusya içindeki benzer hedefli suikastlarda benzer yöntemlerin kullanıldığı biliniyor. Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov, Devlet Başkanı Vladimir Putin'in olay hakkında anında bilgilendirildiğini ve soruşturmanın en üst düzeyde takip edildiğini bildirdi. ​Fanil Sarvarov kimdir? Askeri kariyeri ve önemi ​Fanil Sarvarov suikastı sonucu hayatını kaybeden 56 yaşındaki general, Rus askeri hiyerarşisinde oldukça stratejik bir konuma sahipti. 2016 yılından bu yana Rusya Genelkurmay Başkanlığı Harekat Eğitim Dairesi Başkanı olarak görev yapan Sarvarov, Rus ordusunun geniş çaplı tatbikatlarının planlanması ve birliklerin savaşa hazırlık durumunun denetlenmesinden sorumluydu. ​Sarvarov'un kariyeri boyunca Rusya'nın pek çok kritik askeri operasyonunda görev aldığı belirtiliyor: ​Çeçenistan Savaşları: Genç bir subay olarak Çeçenistan'daki çatışmalarda yer aldı.​ Suriye Operasyonu: 2015 ve 2016 yıllarında Rusya'nın Suriye'deki askeri harekatının planlanma süreçlerine dahil oldu. ​Genelkurmay Görevi: Son yıllarda ordunun modernizasyonu ve operasyonel eğitim programlarının başındaki isim olarak biliniyordu. ​Bu denli deneyimli ve kilit bir ismin başkent Moskova'nın merkezinde bir suikasta kurban gitmesi, Rus güvenlik bürokrasisi içinde "ciddi bir güvenlik açığı" tartışmalarını da beraberinde getirdi. NewsTurk analizlerine göre, Sarvarov gibi bir ismin hedef alınması, doğrudan Rus askeri komuta yapısının işleyişini sekteye uğratmayı amaçlayan bir adım olarak değerlendiriliyor. ​Rus ordusundaki güvenlik açığı: Hedef alınan diğer generaller ​Bu olay, Aralık 2024'ten bu yana Rusya topraklarında bir bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden üçüncü üst düzey askeri yetkili vakasıdır. Bu durum, Rusya içindeki güvenlik önlemlerinin ve karşı-istihbarat faaliyetlerinin sorgulanmasına yol açtı. ​Geçtiğimiz bir yıl içerisinde hedef alınan diğer isimler şunlardır: ​Korgeneral Igor Kirillov: Aralık 2024'te, evinin önüne park edilmiş bir elektrikli scootera yerleştirilen bombanın patlaması sonucu yardımcısıyla birlikte hayatını kaybetmişti. ​ Korgeneral Yaroslav Moskalik: Nisan 2025'te, Genelkurmay Ana Harekat Dairesi Başkan Yardımcısı görevindeyken uğradığı bir başka bombalı saldırıda ölmüştü. ​ Armen Sarkisyan: Şubat 2025'te, Rusya yanlısı paramiliter liderlerden biri olan Sarkisyan, Moskova'daki dairesine yerleştirilen bombanın patlamasıyla suikasta uğramıştı. ​Uzmanlar, bu sistematik suikastların Rus ordusunun komuta zincirinde moral bozukluğuna ve operasyonel belirsizliğe yol açabileceğine dikkat çekiyor. Özellikle Fanil Sarvarov'un eğitim dairesinin başında olması, yeni birliklerin cepheye hazırlanma süreçlerinde kısa vadeli aksamalara neden olabilir. ​Bölgesel etkiler ve artan gerilim ​Fanil Sarvarov suikastı, Rusya ve Ukrayna arasındaki savaşın cephe hattından çok uzağa, Rusya'nın idari merkezlerine taşındığının bir başka kanıtı niteliğinde. Rusya Soruşturma Komitesi'nin doğrudan Ukrayna'yı işaret etmesi, Moskova'nın önümüzdeki günlerde Kiev'e yönelik misilleme saldırılarını artırabileceği yönündeki endişeleri tetikledi. ​Haber kaynaklarının bildirdiğine göre, son bir hafta içinde Rusya'nın Ukrayna altyapısına yönelik 1.300'den fazla insansız hava aracı ve yüzlerce güdümlü bomba kullandığı bir dönemde gelen bu suikast, taraflar arasındaki "gölge savaşın" yeni bir evreye girdiğini gösteriyor. Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, Rus güvenlik servisleri (FSB) Moskova'da güvenlik önlemlerini en üst seviyeye çıkarırken, stratejik tesislerin ve askeri personelin korunması için ek protokoller devreye alındı. ​Sonuç olarak, Korgeneral Fanil Sarvarov'un ölümü sadece bir suikast değil, aynı zamanda Rusya'nın iç güvenliğine yönelik ağır bir darbe olarak yorumlanıyor. NewsTurk olarak gelişmeleri ve soruşturmadan çıkacak yeni detayları aktarmaya devam edeceğiz. Rus yetkililer saldırganların kimliğini belirlemek ve olası bir hücresel yapıyı çökertmek için çalışmalarını Yasenevaya Caddesi ve çevresinde yoğunlaştırmış durumda.

Cizre Olayı Büyüyor: Barzani Koruma Protokolü Soruşturuluyor Haber

Cizre Olayı Büyüyor: Barzani Koruma Protokolü Soruşturuluyor

Meclis Gündemine Taşındı: Barzani Koruma Protokolü'nün Gerekçesi Ne? Türkiye'nin Şırnak/Cizre ziyareti sırasında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi (IKBY) eski Başkanı Mesrur Barzani'ye eşlik eden silahlı korumalarla ilgili patlak veren tartışma, muhalefetin hamlesiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşındı. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), ziyaret sırasında uygulandığı iddia edilen ve "devlet başkanı düzeyi"nde olduğu öne sürülen Barzani koruma protokolünün detaylarını ve gerekçesini sordu. Kritik sorular, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'a yöneltildi. Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, CHP, üç farklı bakanlığın alanına giren bu konunun ulusal egemenlik ve güvenlik açısından taşıdığı riskleri anlamayı hedefliyor. Bu durum, Barzani'nin ziyareti sonrası başlayan siyasi gerginliği daha da derinleştirdi. CHP'den Üç Bakana Eş Zamanlı Kritik Sorular CHP'nin üç kritik bakanlığa eş zamanlı olarak yönelttiği sorular, uygulanan koruma statüsünün hukuki dayanağını sorguluyor. Muhalefet, herhangi bir resmi devlet görevi bulunmayan Mesrur Barzani'ye neden bir devlet başkanı düzeyinde koruma protokolü uygulandığının gerekçesinin açıklanmasını talep etti. Edinilen bilgilere göre, Meclis'e sunulan soru önergelerinde şu kritik noktalar yer alıyor: Protokolün Dayanağı: Uygulanan koruma protokolü hangi uluslararası anlaşmaya veya ulusal mutabakata dayanmaktadır? Koruma Düzeyi: Mesrur Barzani'nin "Devlet Başkanı" statüsünde korunmasını gerektiren özel bir risk durumu ya da resmi bir sıfatı mevcut mudur? Eğer değilse, bu düzeyde bir korumanın gerekçesi nedir? Güvenlik Sorumluluğu: Barzani'ye eşlik eden ve uzun namlulu silahlara sahip olduğu görülen koruma personelinin Türkiye topraklarında görev yapmasına kim, hangi yetkiyle izin vermiştir? Bu sorular, yaşanan olayın basit bir diplomatik nezaket hatası mı, yoksa ulusal egemenlik haklarının ihlali anlamına mı geldiğini netleştirmeyi amaçlıyor. Tartışmanın Fitilini Ateşleyen Olay ve Karşı Açıklamalar Tartışmanın fitili, Mesrur Barzani'nin Şırnak'ın Cizre ilçesindeki bir sempozyuma katılımı sırasında, yanında uzun namlulu silahlar taşıyan üniformalı koruma personelinin görüntülerinin kamuoyuna yansımasıyla ateşlendi. Bu görüntülere MHP lideri Devlet Bahçeli'den sert tepki gelirken, Bahçeli yaşananları "rezalet" ve "egemenlik haklarının çiğnenmesi" olarak nitelendirdi. Tartışmaların büyümesi üzerine Barzani'nin ofisinden bir açıklama yapıldı. Barzani'nin ofisi, ziyare sırasındaki tüm güvenlik tedbirlerinin, IKBY ile Türkiye'nin ilgili kurumları arasındaki protokol mutabakatına göre uygulandığını iddia etti. Bu açıklama, protokolün varlığını teyit ederken, içeriği hakkındaki şüpheleri artırdı. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'in ise olayla ilgili soruşturma başlatıldığını duyurması, hükümetin de konunun hassasiyetini kabul ettiğini gösteriyor. Soruşturmanın ve CHP'nin sorularının cevabının, gelecekte benzer ziyaretlerde hangi kuralların uygulanacağını belirlemesi bekleniyor.

Uçak Kazasında Şehit Olanların İsimleri Belli Oldu Haber

Uçak Kazasında Şehit Olanların İsimleri Belli Oldu

Uçak Kazasında Şehit Olanların İsimleri Belli Oldu Türkiye, Azerbaycan'dan dönen bir askeri kargo uçağının karıştığı elim Gürcistanda meydana gelen uçak kazası haberiyle sarsıldı. Birçok bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, C-130 tipi uçağın enkazına Gürcistan sınırları içinde ulaşıldı. Kaza sonrası başlatılan yoğun arama kurtarma çalışmalarının ardından, uçakta bulunan ve şehit olan personelin kimlikleri belirlenmeye başladı. Acı haberler, Milli Savunma Bakanlığı yetkilileri tarafından şehitlerin Türkiye'nin dört bir yanındaki ailelerine ulaştırılıyor. ​Arama Kurtarma Çalışmaları ​Raporların ortak görüşü, C-130 tipi askeri kargo uçağının 11 Kasım 2025 tarihinde Azerbaycan'ın Gence kentinden havalandığını gösteriyor. Uçak, Türkiye'ye dönüş yolundayken Gürcistan hava sahasında radardan kayboldu. Olayın duyulmasının hemen ardından, hem Gürcistan hem de Azerbaycan makamlarıyla diplomatik ve askeri koordinasyon sağlandı. ​Bölgeye sevk edilen arama kurtarma ekipleri ve teknik inceleme heyetleri, zorlu arazi koşullarında uçağın enkazına ulaştı. Kazanın nedeni henüz netlik kazanmamış olup, teknik incelemelerin sürdüğü bildiriliyor. Yetkililer, olayın tüm boyutlarıyla aydınlatılması için titiz bir çalışma yürütüldüğünü ve teknik analizlerin tamamlanmasının ardından daha detaylı bilgilerin paylaşılacağını ifade ediyor. ​Şehit İsimleri Açıklandı: Gürcistanda meydana gelen Uçak Kazası Türkiye'yi Yasa Boğdu ​Kazada şehit olan personelin kimlikleri netleşmeye başladı. Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, şehadet haberleri Türkiye'nin 13 farklı iline ulaştı. Şehitlerin baba ocaklarına Türk bayrakları asılırken, ailelere acı haberi askeri yetkililer ve mülki amirler verdi. UÇAK KAZASINDA ŞEHİT OLAN ASKERLERMİZİN İSİMLERİ * Hv.Plt.Yb. - Gökhan KORKMAZ * Hv.Plt.Bnb. - Serdar USLU * Hv.Plt.Bnb. - Nihat İLGEN * Hv.Plt.Ütğm. - Cüneyt KANDEMİR * Hv.Uçk.Bkm.Ütğm. - Emre MERCAN * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Kd.Bçvş. - Nuri ÖZCAN * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Kd.Bçvş. - Ümit İNCE * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Bçvş. - Hamdi Armağan KAPLAN * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Bçvş. - Burak ÖZKAN * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Bçvş. - İlker AYKUT * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Bçvş. - Akın KARAKUŞ * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Bçvş. - Emrah KURAN * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Bçvş. - Ramazan YAĞIZ * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Üçvş. - Emre ALTIOK * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Üçvş. - Berkay KARACA * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Üçvş. - Burak İBBİĞİ * Hv.Uçk.Bkm.Asb.Üçvş. - İlhan ONGAN * Hv.İkm.Asb.Kd.Çvş. - Ahmet Yasir KUYUCU * Hv.Ulş.Uzm.Çvş. - Cem DOLAPCI * Hv.Ulş.Uzm.Çvş. - Emre SAYIN Doğrulanan bilgilere göre şehit olan personeller arasında Hava Uçak Bakım Üsteğmeni Emre Mercan (Eskişehir), Kıdemli Başçavuş Nuri Özcan (Karabük), Astsubay İlker Aykut (Tekirdağ), Astsubay Başçavuş Emrah Kuran (Muğla), Astsubay Üstçavuş Berkay Karaca (Kırklareli) ve Astsubay Üstçavuş İlhan Ongan (Bilecik) bulunmaktadır. Ayrıca Bursa, Konya ve İstanbul gibi birçok şehre de şehit ateşi düştü. ​Şehit ailelerinin yaşadığı dram, ulusal basına yansıyan detaylarla yürekleri dağladı. Örneğin, şehitlerden birinin eşinin 5 aylık hamile olduğu, bir diğerinin ise iki çocuk babası olduğu öğrenildi. Yerel yetkililer ve komutanlar, şehit evlerine taziye ziyaretlerinde bulunarak ailelerin acılarını paylaştı. ​Resmi Açıklamalar ve Soruşturma Süreci ​Milli Savunma kaynakları, olayın teknik boyutu hakkında detaylı bir inceleme başlatıldığını vurguluyor. C-130 tipi uçaklar, Türk Silahlı Kuvvetleri envanterinde uzun yıllardır lojistik ve personel taşıma görevlerinde kritik bir rol üstlenmektedir. Bu tipte bir uçağın neden kaza kırıma uğradığı, teknik ekiplerin enkaz bölgesindeki çalışmaları ve kara kutu verilerinin incelenmesiyle netlik kazanacak. ​Devletin zirvesinden de taziye mesajları yayımlandı. Cumhurbaşkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı, şehitlere Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk milletine başsağlığı diledi. Bu elim kaza, ulusal güvenliğin sağlanmasında görev alan personelin taşıdığı riskleri bir kez daha gözler önüne serdi. ​Kaza haberinin duyulmasının ardından, sosyal medyada ve ulusal platformlarda taziye mesajları yoğunlaştı. Vatandaşlar, şehitlerin ailelerine sabır dilerken, ordunun yanında oldukları mesajını verdi. NewsTurk haber merkezi de dahil olmak üzere birçok kurum, yayımladıkları mesajlarla üzüntülerini dile getirdi. ​Şehitlerin naaşlarının Türkiye'ye getirilmesi ve düzenlenecek askeri törenler için hazırlıklar sürüyor. Raporların ortak görüşüne göre, şehitler memleketlerinde düzenlenecek cenaze törenlerinin ardından toprağa verilecek. Bu süreç, Türkiye'nin dört bir yanındaki garnizonlarda ve şehitlerin baba ocaklarında büyük bir hüzünle takip ediliyor. ​Olayın uluslararası boyutu da yakından izleniyor. Gürcistan ve Azerbaycan makamlarının, kaza sonrası süreçte Türkiye ile tam bir işbirliği içinde olduğu ve gerekli desteği sağladığı belirtiliyor. Kazanın nedeni hakkındaki spekülasyonlardan kaçınılması, resmi soruşturmanın sonuçlarının beklenmesi gerektiği uzmanlarca vurgulanıyor. ​Askeri kargo uçaklarının görevleri, genellikle stratejik intikal, lojistik destek ve insani yardım operasyonlarını kapsar. Azerbaycan'dan dönen uçağın görevinin niteliği hakkında henüz resmi bir detay paylaşılmamış olsa da, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki "iki devlet, tek millet" anlayışı çerçevesinde yürütülen yoğun askeri işbirliğinin bir parçası olduğu düşünülmektedir. Bu tür rutin görev uçuşları, iki ülke arasındaki koordinasyonun ve askeri kapasitenin geliştirilmesi için hayati önem taşımaktadır. ​Bu stratejik uçuşların taşıdığı potansiyel riskleri acı bir şekilde hatırlattı. Uçuş güvenliği protokolleri ve C-130 filosunun bakım durumu, bu kazanın ardından teknik heyetler tarafından muhtemelen yeniden gözden geçirilecektir. Ancak öncelikli odak, şehit ailelerinin acısını paylaşmak ve şehitlerin hatıralarını yaşatmaktır. ​Şehadet haberi ulaşan ailelerin hikayeleri de ortaya çıkmaya başladı. Karabük'te yaşayan Kıdemli Başçavuş Nuri Özcan'ın 53 yaşında olduğu ve iki çocuk babası olduğu belirtildi. Eskişehir'e ateşi düşen Üsteğmen Emre Mercan'ın Emek Mahallesi'ndeki baba ocağına askeri erkan ve vali yardımcısı tarafından haber verildi. Bursa'da yaşayan bir şehidin eşinin 5 aylık hamile olduğu bilgisi, acıyı daha da derinleştirdi. Bu kişisel trajediler, kazanın sadece askeri bir kayıp olmadığını, aynı zamanda derin bir insani dram olduğunu göstermektedir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.