>G-T1PWPZ8J68
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA
Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı

NEWSTURK - Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara'da uçak kazası: Libya heyeti hayatını kaybetti Haber

Ankara'da uçak kazası: Libya heyeti hayatını kaybetti

Ankara'nın Haymana ilçesinde meydana gelen feci uçak kazası, Türkiye ve Libya arasındaki diplomatik temasların ardından derin bir yasa yol açtı. 23 Aralık 2025 akşamı Ankara Esenboğa Havalimanı'ndan Libya'nın başkenti Trablus'a gitmek üzere havalanan özel jet, kalkıştan kısa bir süre sonra radardan kayboldu. Yapılan yoğun arama kurtarma çalışmaları neticesinde, Libya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad ve beraberindeki heyeti taşıyan uçağın Haymana ilçesi Kesikkavak Köyü yakınlarına düştüğü tespit edildi. Yetkililer, trajik olayda uçaktaki 5 kişinin de hayatını kaybettiğini resmen doğruladı. ​Ankara'da Uçak Kazası: Libya Heyeti Hayatını Kaybetti ​Türkiye'nin başkentinde gerçekleşen bu üzücü uçak kazası, akşam saatlerinde radar bağlantısının kopmasıyla rapor edildi. İçişleri Bakanlığı tarafından paylaşılan bilgilere göre, 9H-DFJ kuyruk numaralı Falcon 50 tipi iş jeti saat 20.10'da Esenboğa Havalimanı’ndan kalkış yaptı. Ancak havalandıktan yaklaşık 42 dakika sonra, saat 20.52 sularında uçakla olan tüm iletişim kesildi. Uçağın düşmeden önce kuleye acil iniş talebinde bulunduğu, fakat bu talepten kısa bir süre sonra irtibatın tamamen koptuğu ifade ediliyor. ​Libya Başbakanı Abdulhamid Dibeybe, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Libya Ordusu Genelkurmay Başkanı Korgeneral Muhammed Ali Ahmed Al-Haddad ve beraberindeki heyetin hayatını kaybettiğini büyük bir hüzünle duyurdu. Kazanın ardından bölgeye sevk edilen jandarma ve arama kurtarma ekipleri, uçağın enkazına Kesikkavak Köyü’nün yaklaşık 2 kilometre güneyinde ulaştı. Olay yerine ulaşan ekipler, maalesef uçaktaki yolculardan sağ kurtulan olmadığını rapor etti. ​Uçak Kazası Sonrası Teknik Arıza İhtimali Öne Çıkıyor ​Kazanın nedenine dair ilk veriler, uçağın uçuş sırasında yaşadığı teknik sorunlara işaret ediyor. Libya Hükümeti yetkilileri, tüm göstergelerin kazanın teknik bir arıza nedeniyle meydana geldiğini belirtti. Özellikle uçağın kuleye irtibat kesilmeden hemen önce elektrik arızası bildirdiği ve geri dönüş için acil iniş talebinde bulunduğu yönündeki raporlar, soruşturmanın bu yöne evrilmesine neden oldu. ​NewsTurk muhabirlerinin yerel kaynaklardan edindiği bilgilere göre, uçağın düştüğü anlarda bölgede şiddetli bir ses duyulduğu ve hava şartlarının yağışlı olduğu ifade edildi. Falcon 50 tipi uçağın kiralık bir jet olduğu ve Libya devlet envanterinde kayıtlı olmadığı da Libya İletişim Bakanlığı tarafından teyit edildi. Kaza kırım ekiplerinin bölgedeki incelemeleri devam ederken, uçağın kara kutularına ulaşılmasıyla birlikte kesin düşüş nedeninin netleşmesi bekleniyor. ​Haymana Uçak Kazası Kapsamında Adli Soruşturma Başlatıldı ​Olayın hemen ardından Türkiye Cumhuriyeti yargı makamları devreye girdi. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kapsamlı bir soruşturma başlatıldığını açıkladı. Soruşturma kapsamında bir Cumhuriyet Başsavcıvekili koordinasyonunda dört Cumhuriyet Savcısı görevlendirildi. Bakan Tunç, kazanın tüm yönleriyle ve titizlikle incelendiğini vurgulayarak adaletin tesisi için gerekli tüm adımların atıldığını belirtti. ​Bölgede güvenlik kordonu oluşturan jandarma ekipleri, enkazın bulunduğu alanı koruma altına aldı. Ankara Valisi Vasip Şahin de olay yerine giderek çalışmaları yakından takip etti ve arama kurtarma personeliyle koordine oldu. Arazinin çamurlu ve zorlu yapısı nedeniyle ekiplerin enkaz alanına ulaşmakta güçlük çektiği, ancak çalışmaların kesintisiz sürdüğü bildirildi. ​Libya Heyetinin Ankara Temasları ve Acı Kayıp ​Kazada hayatını kaybeden Orgeneral Al-Haddad ve beraberindeki üst düzey askeri heyet, Türkiye ile Libya arasındaki askeri iş birliğini güçlendirmek amacıyla Ankara'da bulunuyordu. Heyet, kaza günü Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ile resmi temaslar gerçekleştirmişti. Heyetin görüşmelerini tamamladıktan sonra ülkelerine dönmek üzere yola çıktıkları ancak havalandıktan kısa bir süre sonra bu trajik uçak kazasının meydana geldiği öğrenildi. ​Libya Başbakanı Dibeybe, bu olayı Libya için "büyük bir kayıp" olarak nitelendirdi. Hayatını kaybeden heyet üyeleri arasında Kara Kuvvetleri Kurmay Başkanı ve askeri üretim birimi yöneticilerinin de bulunduğu kaydedildi. Türkiye ve Libya arasında diplomatik kanallar üzerinden taziye mesajları iletilirken, naaşların Libya'ya nakli için hazırlıkların başlatıldığı belirtildi. ​Soruşturmanın Geleceği ​Sektör uzmanları, uçak kazası ile ilgili olarak uçağın bakım geçmişinin ve pilotların kuleyle olan son diyaloglarının kritik öneme sahip olduğunu vurguluyor. Özellikle uçağın 32 bin fit irtifaya kadar yükseldikten sonra ani bir düşüş yaşamış olması, sorunun motor veya yakıt sisteminden kaynaklanmış olabileceği ihtimalini de gündeme getiriyor. Kaza kırım uzmanları, uçağın gövde parçalarının dağılımını analiz ederek çarpma açısını ve hızını hesaplayacaklar. ​Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen adli süreçte, yer hizmetlerinden teknik bakım ekiplerine kadar geniş bir yelpazede ifadelerin alınması bekleniyor. Uçak kazası sonrasında Ankara hava sahasının bir süreliğine uçuşlara kapatılması, olayın ciddiyetini ve güvenlik tedbirlerinin en üst düzeye çıkarıldığını gösteriyor. ​Gelecek raporlarda teknik hataların mı yoksa başka faktörlerin mi bu faciaya yol açtığı netlik kazanacaktır. Türkiye ve Libya halklarının başı sağ olsun.

Şifreli Yazışmalar Deşifre Oldu: Savunma Sanayiinde MİT Operasyonu Haber

Şifreli Yazışmalar Deşifre Oldu: Savunma Sanayiinde MİT Operasyonu

​MİT Operasyonu: Savunma Sanayii ve Teknoloji Kurumlarında 19 Gözaltı ​Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT) dijital istihbarat desteğiyle genişleyen soruşturma, kritik ulusal kurumlarda yeni bir dalga başlattı. MİT Operasyonu adını alan bu süreçte, Ankara merkezli 5 farklı ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarla aralarında ASELSAN ve TÜBİTAK gibi stratejik kuruluşların çalışanlarının da bulunduğu toplam 19 şüpheli hakkında gözaltı kararı uygulandı. ​Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, soruşturmanın temelini, daha önce yakalanan bir firari şüphelinin dijital materyallerinde MİT tarafından yapılan derinlemesine çözümlemeler oluşturuyor. Bu teknik incelemeler sonucunda, terör örgütü üyelerinin yeni dönemde gizli iletişim için "Signal" adlı şifreli mesajlaşma uygulamasını kullandığı tespit edildi. FETÖ/PDY'nin kriptolu örgütsel yazışmalarının deşifre edilmesi, operasyonun seyrini değiştiren kilit gelişme oldu. Signal Mesajlarının Deşifresi ve Kurumsal Bağlantılar ​Gözaltı kararı çıkarılan 19 şüphelinin, Türkiye'nin en hassas projelerinin yürütüldüğü kurumlarda görev yapması, MİT Operasyonunun ulusal güvenlik açısından kritik önemini vurguluyor. Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, yakalanan personel arasında; iki (2) Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) çalışanı, bir (1) ASELSAN çalışanı, bir (1) Türkiye Enerji, Nükleer ve Maden Araştırma Kurumu (TENMAK) çalışanı ve bir (1) Türk Telekom çalışanı bulunuyor. ​Bu durum, örgütün ByLock uygulamasının çökertilmesinden sonra Signal gibi daha karmaşık ve şifreli platformlara geçiş yaparak kurumsal yapısını koruma çabasını gösteriyor. MİT Operasyonunun başarısı, devletin siber istihbarat ve dijital materyal çözümleme yeteneklerinin bu yeni iletişim stratejisini de aşabildiğini ortaya koyuyor. ​Ankara Merkezli Operasyonun Detayları ​Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince 4 Kasım 2025 tarihinde eş zamanlı olarak başlatılan operasyon, şüphelilerin yakalanmasının yanı sıra, yeni dijital materyallerin ele geçirilmesini de sağladı. Aramalar sırasında el konulan harddiskler ve diğer elektronik cihazlar, örgütün yapılanması ve kurumlardaki diğer olası bağlantıları hakkında ek bilgiler sunması amacıyla detaylı incelemeye alındı. ​MİT Operasyonu ile ilgili soruşturma ve gözaltı süreçlerinin, ele geçirilen yeni deliller ışığında genişleyerek devam etmesi beklenmektedir. Bu süreç, savunma sanayii gibi stratejik alanlarda görevli personelin güvenlik soruşturmalarının derinleştirilmesi ihtiyacını da beraberinde getirebilir.

ADD’den Numan Kurtulmuş ve Sırrı Sakık hakkında suç duyurusu Haber

ADD’den Numan Kurtulmuş ve Sırrı Sakık hakkında suç duyurusu

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD), TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ve DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık hakkında ayrı ayrı suç duyurularında bulundu. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletilen başvurularda, her iki kişiye yönelik ciddi suçlamalar yapıldı ve kamu davası açılması talep edildi. ANKARA (İGFA) - ADD, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, Dicle Üniversitesi'nin akademik yıl açılışında yaptığı Kürtçe konuşma ve bu konuşmanın TBMM'nin resmi sosyal medya hesaplarında paylaşılması nedeniyle suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunda, Kurtulmuş'un bu davranışının Anayasa'ya ve Türk Ceza Kanunu'na aykırı olduğunun altı çizilerek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik (TCK 216), görevi kötüye kullanma (TCK 257), Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini ve devletin kurumlarını aşağılama (TCK 301), Anayasayı ihlal (TCK 309) gibi suçlamalar yöneltildi. ADD, bu konuşmanın sadece bireysel bir açıklama olmadığını, TBMM Başkanlığı sıfatıyla resmi bir üniversite töreninde yapılmasının kamu düzenini tehdit ettiğini ve anayasal ilkelere aykırı olduğunu belirtti. SIRRI SAKIK'A ATATÜRK'E HAKARET VE HALKI KIŞKIRTMA SUÇLAMASI Aynı zamanda Atatürkçü Düşünce Derneği'nin ikinci suç duyurusu, DEM Parti Ağrı Milletvekili Sırrı Sakık'ın TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmadaki sözleri nedeniyle yapıldı. Sakık'ın, "Asıl alçaklık ülkeyi birlikte kurduktan sonra Kürt’ü yok saymaktır" gibi ifadeler kullanmasının, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere devletin kurucu liderlerine ve milletin değerlerine açık hakaret ve tahrik içerdiği ifade edildi. Dernek, Sakık hakkında da halkı kin ve düşmanlığa tahrik ve Atatürk’e alenen hakaret suçlarından soruşturma başlatılması ve kamu davası açılması gerektiğini belirtti. Atatürkçü Düşünce Derneği, her iki başvuruda da tüzüğünde tanımlanan kurucu ilkelere bağlı olarak, Atatürk ilke ve devrimlerine karşı yapılan söylem ve eylemlere karşı mücadele etme yükümlülüğünü vurguladı. Dernekten yapılan açıklamada, “Atatürk ve arkadaşlarına yönelik hakaret içeren ifadeler ve devletin resmi dili dışında gerçekleştirilen siyasi gösteriler toplumsal barışı bozmakta ve anayasal düzeni tehdit etmektedir. Cumhuriyet değerlerinin korunması amacıyla bu tür eylemler karşısında sessiz kalmayacağız.” denildi.

HÜDA PAR sahte diploma davası gündeme bomba gibi düştü Haber

HÜDA PAR sahte diploma davası gündeme bomba gibi düştü

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş çaplı bir soruşturma, HÜDA PAR sahte diploma davası olarak bilinen yeni bir skandalı ortaya çıkardı. Hazırlanan iddianamede, onlarca kişiye sahte diploma ve sürücü belgesi düzenleyen bir şebekenin faaliyetleri detaylandırılırken, sanıklar arasında Hür Dava Partisi'nin (HÜDA PAR) eski bir siyasetçisinin de yer alması dikkat çekti. İddianamede adı geçen isim, geçmişte parti adına belediye başkan adayı olan Ferhat Uzun. Soruşturma dosyasına göre Ferhat Uzun, Yıldız Teknik Üniversitesi'nden alınmış gibi gösterilen sahte bir inşaat mühendisliği diploması kullandı. Uzun, savcılığa verdiği ifadede durumdan haberdar olmadığını ve diplomanın sahte olduğunu tesadüfen öğrendiğini öne sürdü. Savunmasında, diplomasını bir tanıdığı aracılığıyla aldığını ve sürecin yasal olduğuna inandığını belirtti. Ancak iddianamede yer alan telefon mesajları, Uzun'un diploma sonrası "Artık seninle meslektaş olduk" şeklinde tebrikler aldığını gösteriyor. HÜDA PAR'dan açıklama geldi: HÜDA PAR sahte diploma davası ne olacak? Skandalın ortaya çıkmasının ardından HÜDA PAR'dan jet hızıyla bir açıklama yapıldı. Parti yetkilileri, Ferhat Uzun'un geçmişte belediye başkan adayı olarak gösterildiğini ancak şu anda partiyle herhangi bir resmi bağının kalmadığını duyurdu. Açıklamada, "ucu kime dokunursa dokunsun soruşturmanın etkin bir şekilde yürütülmesi gerektiği" vurgulandı. Ferhat Uzun'un sosyal medya paylaşımlarında ve seçim çalışmaları sırasında "Rüşvet alan da veren de melundur" gibi dürüstlük temalı mesajlar vermesi, olayın bir diğer dikkat çeken yönü oldu. Ankara'da görülecek olan HÜDA PAR sahte diploma davası, kamudaki sahtecilik ve liyakat tartışmalarını yeniden alevlendirdi. Davanın ilerleyen günlerde kamuoyu tarafından yakından takip edilmesi bekleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.