Keçiören Belediye Başkanı İstifa Etti: Siyasette Büyük Kriz

Keçiören Belediye Başkanı istifa haberiyle siyaset gündemi sarsıldı. Mesut Özarslan’ın CHP 'den ayrılık kararı, Özgür Özel ile yaşanan gerginlik ve tüm detaylar NewsTurk’te.

Haber Giriş Tarihi: 09.02.2026 00:28
Haber Güncellenme Tarihi: 09.02.2026 00:28
Keçiören Belediye Başkanı istifa kararı alarak CHP 'den ayrıldığını duyurdu

8 Şubat 2026 tarihinde Türk siyaseti, Ankara’nın en büyük ilçelerinden birinde yaşanan sarsıcı bir gelişmeyle yankılandı. Keçiören Belediye Başkanı istifa kararı aldığını sosyal medya üzerinden kamuoyuna duyurarak Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile yollarını resmen ayırdı. 2024 yerel seçimlerinde 40 yıl aradan sonra Keçiören’i CHP safına katan Mesut Özarslan’ın bu hamlesi, hem parti içerisinde hem de yerel yönetim dinamiklerinde büyük bir deprem etkisi yarattı. NewsTurk tarafından derlenen bilgilere göre, bu ayrılık yalnızca bir istifa değil, aynı zamanda karşılıklı ağır suçlamaların havada uçuştuğu karmaşık bir sürecin finali olarak görülüyor.

Keçiören Belediye Başkanı İstifa Sürecinde WhatsApp Gerginliği

​Raporların ortak görüşü gösteriyor ki, istifanın fitilini ateşleyen en somut olay, 7 Şubat gecesi yaşandığı iddia edilen iletişim krizidir. Mesut Özarslan, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in kendisine WhatsApp üzerinden hakaret ve tehdit içerikli mesajlar gönderdiğini ileri sürmüştür. Özarslan, bir genel başkanın bir belediye başkanının ailevi değerlerini hedef alacak şekilde ifadeler kullanmasının siyasi nezaketle bağdaşmadığını savunarak, mevcut yönetim anlayışının devlet ciddiyetinden uzaklaştığını dile getirmiştir.

​Öte yandan, birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, Özgür Özel bu mesajların varlığını reddetmemekle birlikte içeriğine dair farklı bir savunma yapmıştır. Özel, mesajların Özarslan’ın AK Parti’ye geçme hazırlığı içerisinde olduğu duyumları üzerine atıldığını, mesajlarda sert ifadeler ("defol" gibi) bulunsa da kutsal değerlere veya aileye yönelik bir saldırı olmadığını iddia etmiştir. Bu durum, Keçiören Belediye Başkanı istifa kararının arkasında derin bir kişisel ve kurumsal güven bunalımı olduğunu kanıtlamaktadır.

​Kentsel Dönüşüm Ziyaretinden İstifaya Uzanan Yol

​Birkaç bağımsız haber kaynağında doğrulanan bilgilere göre, krizin kökleri 2026 yılının Ocak ayına kadar uzanmaktadır. Özarslan’ın 6 Ocak tarihinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile gerçekleştirdiği görüşme, parti içindeki gerilimi tırmandıran esas unsur olarak kaydedilmiştir. Keçiören’in kronikleşmiş heyelan ve kentsel dönüşüm sorunlarını çözmek amacıyla bu görüşmeyi yaptığını belirten Özarslan, bu adımın parti içindeki bazı kesimler tarafından "algı operasyonu" ve "ihanet" olarak yorumlandığını ifade etmiştir.

​İstifa eden başkan, Bakan Kurum ile olan geçmiş mesai arkadaşlığına ve dostluğuna vurgu yaparak, ilçeye hizmet götürme çabasının siyasi bir polemik malzemesi haline getirilmesinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiştir. Ancak CHP kanadından gelen iddialar, bu ziyaretin sadece bir hizmet arayışı değil, bir siyasi saf değiştirme hazırlığının ilk adımı olduğu yönündedir.

Keçiören Belediye Başkanı İstifa Sonrası Mansur Yavaş’ın Tepkisi

​Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bu sürece dair tutumu, olayın boyutlarını daha da netleştirmektedir. NewsTurk analizlerine göre Yavaş, Mesut Özarslan’ın CHP adayı olarak gösterilmesinde en önemli referans kaynaklarından biriydi. Ancak istifa haberinin ardından Yavaş, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada sert bir dil kullanarak halkın iradesinin hiçe sayıldığını savunmuştur. Yavaş, Keçiören halkının sandıkta net bir tercih yaparak yönetimi CHP’ye emanet ettiğini, bu emanetin şahsi kararlarla başka mecralara taşınmasının kabul edilemez olduğunu vurgulamıştır.

​Yavaş’ın bu çıkışı, Ankara siyasetindeki dengelerin de yeniden şekilleneceğine işaret etmektedir. Özellikle Özarslan’ın "Mansur Yavaş bana sahip çıkmadı, benimle görüşmekten kaçındı" şeklindeki ifadeleri, Ankara’daki yerel yönetim bloğunda ciddi çatlaklar oluştuğunu göstermektedir.

PORTAŞ İddiaları ve Hukuki Boyut

​Siyasi tartışmaların ötesinde, olayın bir de ciddi bir hukuksal boyutu olduğu rapor edilmektedir. CHP lideri Özgür Özel, Özarslan’ın istifasının asıl nedeninin Özgür Özel ile yaşadığı polemik değil, geçmişte yöneticiliğini yaptığı PORTAŞ şirketiyle ilgili başlatılan soruşturmalar olduğunu iddia etmiştir. Özel’in iddiasına göre, AK Parti tarafından yapılmış beş ayrı suç duyurusu bulunmaktadır ve Özarslan, bu soruşturmalardan korunmak veya üzerini örtmek amacıyla AK Parti’ye geçiş hazırlığı yapmaktadır.

​Bu iddialar, Keçiören Belediye Başkanı istifa meselesinin sadece bir görüş ayrılığı değil, aynı zamanda bir beka savaşı haline geldiğini düşündürmektedir. Özarslan ise bu iddiaları reddederek, kendisinin her zaman şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim sergilediğini, asıl meselenin kendisine yönelik başlatılan "itibar suikastı" olduğunu savunmaktadır.

Keçiören Meclis Üyelerinde Toplu Ayrılıklar

​İstifa süreci yalnızca belediye başkanı ile sınırlı kalmamıştır. Bağımsız kaynaklarca doğrulanan bilgilere göre, Mesut Özarslan ile birlikte Keçiören Belediyesi Meclis Üyesi Azra Ceylan Öztürk, Belediye Başkan Yardımcısı Serkan Bedirhanoğlu ve Meclis Üyesi Cihan Ayhan da CHP’den istifa ettiklerini açıklamışlardır. Bu toplu ayrılık, Keçiören Belediye Meclisi’ndeki güç dengelerini de altüst etmiştir.

​Bundan sonraki süreçte Mesut Özarslan’ın belediye başkanlığı görevine "bağımsız" olarak devam edip etmeyeceği veya önümüzdeki günlerde resmen AK Parti’ye katılıp katılmayacağı merak konusu olmaya devam etmektedir. Keçiören halkının emanetini parti ayrımı gözetmeksizin taşımaya devam edeceğini söyleyen Özarslan’ın, ilçedeki projeleri hangi siyasi destekle sürdüreceği NewsTurk tarafından yakından takip edilmektedir.

​Sonuç olarak, Keçiören Belediye Başkanı istifa hamlesi, Ankara siyasetinde uzun süre konuşulacak bir domino etkisini başlatmıştır. Hem CHP’nin başkentteki kalesi sarsılmış hem de kişisel dostluklar ile siyasi ittifaklar arasındaki ince çizgi bir kez daha belirginleşmiştir. Kamuoyu şimdi, 10 Şubat tarihindeki CHP grup toplantısında açıklanacağı söylenen belgeleri ve Özarslan’ın bu belgelere vereceği yanıtı beklemektedir.