​6 Şubat Deprem Yıldönümü: Kayıplarımızı Anıyoruz

6 Şubat deprem yıldönümü ile Türkiye yasta. Asrın felaketinin üçüncü yılında kayıplar anılırken, bölgedeki iyileşme süreci ve törenlerden notlar aktarılıyor.

Haber Giriş Tarihi: 06.02.2026 07:55
Haber Güncellenme Tarihi: 06.02.2026 07:55
6 Şubat Deprem Yıldönümü: Türkiye'nin Dinmeyen Acısı ve Yeniden Doğuş Mücadelesi

​Türkiye, tarihinin en büyük felaketlerinden biri olarak kayıtlara geçen Kahramanmaraş merkezli depremlerin üçüncü yılında, kaybettiklerini anmak ve yaralarını sarmak için bir kez daha kenetlendi. Saatler 04.17'yi gösterdiğinde, 6 Şubat deprem yıldönümü vesilesiyle ülkenin dört bir yanında hayat adeta durdu. Milyonlarca vatandaş, "Asrın Felaketi" olarak nitelendirilen afette yitirilen canlar için saygı duruşunda bulunurken, depremden etkilenen 11 ilde düzenlenen törenlerde hüzün ve dayanışma hakimdi. Üç yıl önce yaşanan o karanlık gecenin ardından, bölgede devam eden kapsamlı imar çalışmaları ve toplumsal rehabilitasyon süreci, anma törenlerinin ana gündem maddelerinden birini oluşturdu.

6 Şubat Deprem Yıldönümü ve Anma Törenleri

​Depremin merkez üssü Kahramanmaraş başta olmak üzere, yıkımın en şiddetli hissedildiği Hatay, Adıyaman ve Malatya'da vatandaşlar gece yarısından itibaren meydanları doldurdu. Bağımsız kaynaklardan elde edilen bilgilere ve sahadaki gözlemlere göre, anma etkinlikleri sessiz yürüyüşler ve karanfil bırakma törenleri ile gerçekleşti. Özellikle Hatay'da düzenlenen sessiz yürüyüşte, binlerce kişi ellerinde meşalelerle Asi Nehri kıyısında bir araya gelerek, kaybettikleri yakınlarını andı.

6 Şubat deprem yıldönümü etkinlikleri kapsamında, felaketin gerçekleştiği tam saatte sirenler çaldı ve dualar edildi. Bölgedeki mezarlıklarda yoğun bir ziyaretçi trafiği yaşanırken, depremzede ailelerin acısı tazeliğini korudu. Çeşitli sivil toplum kuruluşları ve yerel yönetimlerin organizasyonuyla gerçekleşen bu törenlerde, "Unutmadık, Unutturmayacağız" mesajı ön plana çıktı. Raporların ortak görüşü, toplumun bu büyük travma karşısında gösterdiği dayanışmanın, iyileşme sürecinin en önemli parçası olduğunu vurguluyor.

Bölgedeki Yeniden İmar Çalışmaları ve Konut Teslimatları

​Felaketin üçüncü yılında, bölgedeki fiziki iyileşme süreci de hız kesmeden devam ediyor. Resmi makamlar tarafından paylaşılan veriler ve NewsTurk tarafından derlenen bilgilere göre, kalıcı konutların inşasında önemli bir mesafe katedildi. Üç yıllık süre zarfında, yüz binlerce hak sahibi için yeni, güvenli ve modern konutların inşası tamamlanarak teslim edildi.

​İnşaat süreci, zemin etütleri ve modern şehircilik ilkeleri dikkate alınarak yürütülüyor. Şehir merkezlerinin yeniden canlandırılması amacıyla başlatılan projelerde, yerel mimariye uygunluk ve ticari hayatın sürekliliği esas alınıyor. Uzmanlar, altyapı çalışmalarının büyük oranda tamamlandığını, ancak sosyal donatı alanlarının inşasının sürdüğünü belirtiyor. Bölgedeki ekonomik hayatın canlanması adına, küçük ve orta ölçekli işletmelere verilen desteklerin de bu süreçte kritik bir rol oynadığı gözlemleniyor.

6 Şubat Deprem Yıldönümü Kapsamında Psikososyal Destek

​Fiziksel yeniden inşanın yanı sıra, bölge halkının ruhsal iyileşmesi için yürütülen çalışmalar da büyük önem taşıyor. 6 Şubat deprem yıldönümü, sadece binaların değil, yıkılan hayatların da onarılması gerektiğini bir kez daha hatırlattı. Bölgede görev yapan psikososyal destek ekipleri, travma sonrası stres bozukluğu yaşayan bireylere, özellikle çocuklara ve yaşlılara yönelik terapötik müdahalelerini sürdürüyor.

​Eğitim kurumlarında, deprem travmasının etkilerini hafifletmeye yönelik özel programlar uygulanmaya devam ediliyor. Toplumsal dayanışma merkezleri, kadınlar ve gençler için çeşitli atölye çalışmaları düzenleyerek, sosyal hayata katılımı teşvik ediyor. Bağımsız raporlar, psikolojik desteğin uzun vadeli bir ihtiyaç olduğunu ve bu alandaki çalışmaların sürdürülebilirliğinin önemini vurguluyor.

Dayanışma Ruhu ve Geleceğe Bakış

​Türkiye'nin 81 ilinden bölgeye uzanan yardım eli, felaketin üçüncü yılında da geri çekilmiş değil. Kardeş şehir projeleri kapsamında, batıdaki belediyeler ve sivil toplum örgütleri, deprem bölgesindeki muadilleriyle iş birliği yaparak kalkınma projelerine destek veriyor. Tarımsal üretimin desteklenmesi, yerel esnafın güçlendirilmesi ve eğitim altyapısının iyileştirilmesi gibi konularda yürütülen ortak projeler, bölgenin kendi ayakları üzerinde durabilmesi için hayati önem taşıyor.

​Toplumun tüm kesimlerinin bir araya gelerek sergilediği bu birlik tablosu, geleceğe dair umutları yeşertiyor. Bilim insanları ve şehir plancıları, yeniden inşa edilen şehirlerin, afetlere karşı daha dirençli yapılarla donatılmasının, gelecek nesiller için en büyük güvence olacağını belirtiyor. Deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olan bir coğrafyada, alınan derslerin kalıcı politikalara dönüşmesi, bu büyük acının ardından atılacak en anlamlı adım olarak değerlendiriliyor.

​Sonuç olarak, asrın felaketinin üçüncü yılında Türkiye, hem kayıplarının yasını tutuyor hem de geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etme kararlılığını sürdürüyor. Acıların paylaşıldıkça azaldığına inanan bir milletin ferdi olarak, bölgedeki her bir vatandaşın güvenli bir yaşama kavuşması, ulusal bir öncelik olmaya devam ediyor.